YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20931
KARAR NO : 2022/5614
KARAR TARİHİ : 24.03.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı suça ilişkin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı nazara alınarak, 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi uyarınca sanığa istemi aranmaksızın zorunlu müdafii atanması, savunmasının müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiğinden dolayı tebligatların müdafiye yapılmasının zorunlu olduğu ve 26/12/2018 tarihli hükmün sanık müdafiinin yokluğunda, sanığın yüzüne karşı verildiği ve gerekçeli kararın müdafiiye tebliği üzerine süresinde gerekçeli temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla tebliğnamede bu yönde red isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1) Sanık hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiği ve fazla ceza tayin edildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması ve başka suçtan tutuklu olarak yargılanan sanığın sorgusunun yapıldığı 19/09/2018 ve hükmün açıklandığı 26/12/2018 tarihli celsede müdafi bulundurulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 24.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.