Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12244 E. 2011/7041 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12244
KARAR NO : 2011/7041
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar … ve … geldi, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların vekili olarak, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2009/332 E, 2009/356 K. Sayılı dava dosyasını takip ederek sonuçlandırdığını, vekalet ücretinin ise ödenmediğini, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi imzalanmadığından, dava değerinin % 20’sine tekabül eden vekalet ücreti alacağı bulunduğunu, alacağının Avukatlık Kanununun 164/4 maddesi gereğince, karar tarihindeki dava değeri üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL ücret alacağının, kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı ile söz konusu davanın takibi konusunda, 5.000,00 TL’lik kısmının peşin, kalan 10.000 TL’lik kısmının ise, mahkemece banka hesapları üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını müteakip ödenmek üzere, toplam 15.0000 TL vekalet ücreti üzerinden sözlü olarak anlaştıklarını, tüm vekalet ücretini ödediklerini, davacıya borçlu bulunmadıklarını savunarak, davanın, gerek yetkisizlik, gerekse esastan reddini dilemişlerdir.
2010/12244-2011/7041
Mahkemece, bilirkişi raporu ve ek raporun dosya kapsamına uygun olduğu, vekalet ücretinin dayanağı olan … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/332 E, 2009/356 K. sayılı dosyası üzerinden görülen davanın reddedilmiş olması nedeniyle davanın müddeabihinin belirlenmesine gerek olmadığı belirtilerek, davanın kabulüne, 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan mütesesilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacı, davalıların vekili olarak takip edip sonuçlandırdığı … 3. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2009/332 E, 2009/356 K. Sayılı dava dosyası üzerinden görülen davada, bilirkişi aracılığıyla belirlenecek olan dava değerinin %20’si oranındaki vekalet ücretinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle de şimdilik 10.000,00 TL’nin ödetilmesini talep etmiştir. Dava, niteliği itibariyle kısmi dava niteliğindedir. Alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, şimdilik belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Ancak alacaklının böyle bir kısmi dava açması halinde de, alacağın tümü için açılan davalarda olduğu gibi talep edilebilecek alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi zorunludur. Öte yandan, HUMK.nun 388/son ve 389. maddeleri gereğince de, davadaki taleplerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi de gereklidir.
Dava konusu olayda, mahkemece bilirkişi raporu ve ek rapor özetlenmek suretiyle, “uzman bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun düşmekle” açıklaması yapılarak, 10.000,00 TL vekalet ücreti alacağına ilişkin kısmi davanın kabulüne karar verilmişse de, 3.2.2010 tarihli bilirkişi raporunda, “ücrete esas dava değeri üzerinden, davanın karara bağlandığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplama yapılıp, ödenen ücretin mahsubundan sonra kalan 13.000,00 TL’nin, davacının talep edebileceği ücret alacağı olduğu” belirtilmiş, 25.3.2010 tarihli ek raporda ise özetle, “taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/4. Maddesi gereğince dava değerinin %10’u ile %20’si arasında, mahkemece belirlenecek bir oran üzerinden vekalet ücretinin talep edilebileceği” belirtilmiştir. Görüldüğü üzere mahkemece hangi rapor ve hangi miktar üzerinden davanın kabul edildiği, kararın gerekçesinden anlaşılamamaktadır. Bu durumda tüm alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenmediği gibi, verilen hüküm de, HUMK’nun 388. ve 389. maddelerinde belirtildiği şekilde, açık ve tereddüte yer vermeyecek 2010/12244-2011/7041
nitelikte değildir. O halde mahkemece kısmi dava niteliğinde de olsa, talep konusu olan vekalet ücreti yönünden, kabul ve reddedilen miktarlar, tam ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenip, bundan sonra taleple bağlı kalınmak suretiyle, alacağın dava konusu yapılan bölümü ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.