Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7839 E. 2011/3021 K. 02.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7839
KARAR NO : 2011/3021
KARAR TARİHİ : 02.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ….. ile davacı vekili avukat …..’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait 117 parsel sayılı tarlayı 17/06/1999 tarihinde davalıdan kiraladığını, sözleşmede belirtilen demirbaşlar dışında kalanların tamamının kendisine ait olduğunu, Ağustos 2006 tarihine kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını, taşınmazı boşaltmaya hazırlandığı sırada davalının tüm malzemelere el koyduğunu, zararının tespiti için ….. 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/41 D. ….. sayılı dosyasında tespit yaptırdığını, davalının kira akdini tek taraflı fesh ettiğini bildirdiğini ve kira sözleşmesine dayalı takip yaptığını, davalının malzemeleri iade etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 YTL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kiralanana giremediği ve malzemelerine el konulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kabulüne,16.526.00 TL’nin 28.08.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/7839 2011/3021
Davacı, davalıdan kiraladığı taşınmazda bulunan ve davalının el koyması nedeniyle alamadığı malzemeler nedeniyle zarara uğradığını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının malzemelerine el konulmadığını, hatta ihtar ile alabileceğinin bildirildiğini savunmak suretiyle davanın reddini dilemiştir. Bu durumda, davacının iddiasını yasal delillerle kanıtlaması gerekir. İspat yükü davacı tarafa aittir. Mahkemece, keşif sonucu düzenlenen 05/02/2008 tarihli bilirkişi raporuna göre davacıya ait malzemenin toplam hurda değerinin 16.526,00 TL olduğu ve davalı vekilinin bu rapora itirazı bulunmadığı gerekçesiyle hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.Öncelikle belirtmek gerekirse, davalının 05/02/2008 tarihli bilirkişi raporuna itirazının bulunmaması davanın kabulü anlamına gelmeyip, sözkonusu malzemelerin orada bulunduğunun kabulü anlamına gelmektedir. Kaldı ki davalının taşınmazda bulunan davacıya ait malzemelere el koyup onlardan yararlandığı da ispat edilmiş değildir. Hal böyle olunca, davacının demirbaşların bedili talebinin aynen iadesi de kapsadığı kabul edilerek davalının taşınmazında halen mevcut olan ve davacı tarafından alınabilecek malzemelerin belirlenerek aynen iadesi, aynen iade edilemeyecek durumda bulunan ve davalının taşınmazında bulunan malzemeler ile demirbaşların da belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.