YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19557
KARAR NO : 2012/6113
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, babası olan davalı ile imzalamış oldukları 16.2.2007 tarihli sözleşme gereğince, davalının kredi borçlarını ödediğini, davalının da bunun karşılığında …İlçesi…Kasabası … Mahallesi 1084 parsel sayılı taşınmazın tapusunu kendisine devretmeyi taahhüt etmesine rağmen, edimini yerine getirmediğini, söz konusu taşınmazı başkasına sattığını, bu durumda sözleşme gereğince davalı adına … olduğu kredi borçlarının iadesi gerektiği gibi, öngörülen cezai şartın da ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 8.000,00 TL’nin, yasal faizi ve kararlaştırılan cezai şartla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bankalar ve Esnaf Kefalet Kooperatifinden çekmiş olduğu kredilerle davacının muhtelif yerlere olan borçlarını ödediğini, aralarındaki sözleşmeye davacının uymadığını, davacının ödemesi gereken borçları, kendisinin ödemek zorunda kaldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davacının iddiasını kanıtlayacak nitelikte yazılı her hangi bir belge sunmadığı, ibraz edilen banka dekont aslı ve kooperatif belgelerinin davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı, verilen kesin süre içinde yemin teklifinde de bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2011/19557 2012/6113
Takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasındaki 16.2.2007 tarihli sözleşmeden kaynaklanmakta olup, davacı sözleşme gereğince edimini yerine getirerek, davalıya ait kredi borçlarını ödediğini, ancak davalının, “1084 parsel sayılı taşınmazın tapu devrine” ilişkin karşı edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı nam ve hesabına … olduğu kredi borçları ile cezai şartın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. … Bankası ile Esnaf ve Kefalet Kooperatifinden gelen cevabi yazılarda, davalı … tarafından çekilen kredi borçlarına ilişkin ödemelerin kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği belirtilmiş olup, mahkemece de kredi borçlarına ilişkin ödemelerin davacı tarafından yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki davacı, 30.6.2011 tarihli celsede davalı …’e ait kredi borcunun, kendisi tarafından ödediğine ilişkin, bir kısım dekont asıllarını ibraz etmiş olup, bunların davacı elinde bulunması, bu ödemelerin davacı tarafından yapıldığına karine teşkil eder. Başka bir ifade ile, aslı davacı tarafından sunulan dekontlarda yazılı olan ödemelerin, aksi ispat edilmedikçe, davacı tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Davalı, tüm kredi borçlarını kendisinin ödediğini savunduğuna göre, davacının aslını sunduğu dekontlardaki ödemelerin, kendisi tarafından yapıldığını ispat etmekle yükümlüdür. Oysa ki davalı, bu konudaki ispat yükümlülüğünü yasal delillerle yerine getirememiştir. Ne var ki cevap dilekçesinde, “vs. delil” demek suretiyle “yemin” deliline de dayanmış olduğundan, bu konuda davacıya yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Lira:
18,40 TL P.H.İade.