Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19593 E. 2012/6116 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19593
KARAR NO : 2012/6116
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının vekili sıfatıyla, boşanma ve nafaka davalarını takip ettiğini, ancak 2.10.2009 tarihinde haksız olarak azledildiğini, vekalet ücretlerinin ise ödenmediğini, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haksız olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, toplam 7.253,15 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-İcra ve İflas Kanunu’nun 67/1. maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklının bir sene içinde açacağı “itirazın iptali” davası ile takibe yönelik itirazın iptalini sağlaması mümkündür. Yine Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, bu yola başvurmayan alacaklının, ister 1 yıllık süre içinde, isterse daha sonra bir alacak (tahsil) davası açarak alacağına kavuşması da mümkündür. Gerçekten de, alacaklının, başlatmış olduğu icra takibine yapılan itiraz üzerine, “itirazın iptali” davası açma olanağı var iken, tercihini bu yönde kullanmayıp, itiraza uğrayan takip konusu alacağını bir alacak (tahsil)
2011/19593-2012/6116
davası ile talep etmesini engelleyen bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. İcra takibine vaki “itirazın iptali” davası ile bir alacağın tahsili amacıyla açılan alacak (tahsil) davası, nitelikleri ve sonuçları itibariyle farklı birer dava türleri olup, “itirazın iptali” davası, tamamen icra takibine bağlı olarak sonuçlandırılması ve buna dayalı olarak icra inkar ve kötü niyet tazminatı ile tarafların sorumlu tutulabilmeleri sonucu doğuran bir dava, alacak (tahsil) davası ise sadece alacaklının genel hükümlere göre alacağını bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanını sağlayan bir dava çeşididir.
Somut olayda davacı, alacağının tahsili için daha önce icra takibi başlatmış olup, eldeki davada da, takibe yapılan itirazın iptalini, %40 inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Dava, “itirazın iptali” istemine ilişkin olup, kararın “gerekçe” bölümünde de, “açılan davanın itirazın iptali davası olduğu, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı” da açıkça belirtilmiştir. Davada, “alacağın tahsiline” ilişkin bir istem bulunmadığından, “itirazın iptali” olarak açılan … bu davanın, “alacak” (tahsil) davası olarak nitelendirilmesi ve yargılamanın buna göre sonuçlandırılması mümkün değildir. Nitekim hakim, taleple bağlı olup, talepten fazlasına, ya da talepten başka bir şeye hükmedemez. O halde mahkemece, davanın İcra İflas Kanununun 67/2. maddesi gereğince açılan “itirazın iptali” davası olduğu dikkate alınarak, bu talebe göre yargılama yapılıp, karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilmek suretiyle, kararın “hüküm” kısmında, “alacağın tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 107.70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine,13.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.