Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16035 E. 2012/17215 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16035
KARAR NO : 2012/17215
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, oy pusulası yapımında kullanılacak olan kağıt için davalının yaptığı ihaleyi kazandığını ve 18.6.2008 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin 6.804.189 E.olduğunu, verdiği teminat mektupları karşılığında davalı kurumdan 1.360.830 E.karşılığı 2.582.991 TL avans aldığını, ancak davalının avansı kapatırken kur farkını gerekçe olarak ileri sürüp eksik ödeme yaptığını, ayrıca malların geç teslim edildiğinden bahisle cezai şart tahakkuk ettirdiğini, bu hususların sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 20.000 TL.nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının ihale konusu malları 22 gün gecikmeli olarak teslim ettiği ve bu nedenle gecikme cezasından sorumlu olduğunu, davacıya verilen avans kapatılırken kapatılma tarihindeki kurun esas alınmasının doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme bedelinin Euro cinsinden olduğu, avansında Euro olarak ödendiği, bu nedenle avanstan dolayı talepte bulunulamayacağı davacının geç teslim nedeniyle
gecikme cezasından da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere veözellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı kurum tarafından, birleşik oy pusulası basımında kullanılacak olan kağıtların alımı için yapılan ihaleyi davacının kazandığı ve bu hususta 18.6.2008 tarihinde sözleşme imzalandığı, ürünlerin %92’sinin süresi içinde, kalan %8’inin ise gecikmeli olarak teslim edildiği, tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, bu yön taraflarında kabulündedir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 17/1 maddesinde, işin zamanında bitirilmemesi halinde geçen her takvim günü için yükleniciye yapılacak ödemelerde sözleşme bedeli üzerinden binde beş oranında gecikme cezası kesileceği kararlaştırılmış olup, sözleşme hükmü bu yönüyle tarafları bağlayıcı niteliktedir. Davalı kurum, sözleşmenin bu hükmüne dayanarak önce sözleşmedeki tüm bedel üzerinden 22 günlük gecikme cezası olan 1.352.226.50 TL gecikme cezası hesaplanıp, davacının alacağından kesilmiş, ancak daha sonra davacının müracaatı üzerine sadece geç teslim edilen %8 oranı üzerinden 22 günlük gecikme cezası olan 526.064.00 TL hesaplanıp kesilmiş ve bakiyesi davacıya iade edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı taraf, 22 günlük gecikme cezasını sözleşme bedeli olan 6.804.189 E. üzerinden hesaplayıp 22 günlük gecikme cezasını talep etme hakkına sahip iken, kendi insiyatifi ile sadece geç teslim edilen %8 oranını esas alarak uygulama yapmış bulunmaktadır. Hal böyle olunca, geç teslim edilen %8 oranı üzerinden günlük binde beş oranında 22 günlük ceza kesilmesi hususunun taraflarca zımnen kabul edildiği ve bu durumun davacı yönünden kazanılmış hak teşkil ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda sözleşme bedelinden %8’e tekabül eden günlük binde beş oranındaki gecikme bedelinin 22 gün ile çarpımı sonucunda bulunacak Euro cinsi miktardan davacının sorumlu olduğu kabul edilmeli, bulunacak bu rakama kesintinin yapıldığı tarihteki TL kuru uygulanarak davalının kesebileceği miktar belirlenmelidir. Dosya içinde davalının kesinti yaparken hangi hususları esas aldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda da bu hususa dair bir açıklama bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, bilirkişiden bu hususta ayrıntılı rapor alınarak davalıca yapılan kesintinin az yukarıda açıklanan hususa uygun olup olmadığı belirlenmeli, uygun değilse yukarıda belirtildiği şekilde hesaplama yaptırılarak davalıca yapılabilecek kesinti miktarı saptanmalı, karar verilirken
davalıca kabul edilen kesinti miktarı da gözetilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Taraflar arasında yapılan sözleşmenin bedeli Euro cinsinden belirlenmiş olup, davacının talep ettiği avans ile davacıya 1.360.830 Euro karşılığı 2.582.991 TL olarak verilmiştir. Bir başka anlatımla davalı davacıya 2.582.991 TL ödeme yapmıştır. Davalının davacıya ödemesi TL cinsinden olduğuna göre, davalı davacıdan ancak ödediği miktar oranında kesinti yapma hakkına sahiptir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek bu kalem isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen kararın (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.