Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7566 E. 2021/12395 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7566
KARAR NO : 2021/12395
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ : Samsun Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Samsun Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine şeklinde karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü 247, 135 ve 21 parsel sayılı sırasıyla 3001, 1500 ve 7320 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, eski tapu kaydı uygulanarak tarla vasfıyla davacılar adına tespit edildikten sonra, Orman İdaresinin 247 ve 135 parsellerin tespitlerine itiraz etmesi üzerine Samsun Tapulama Mahkemesinin 1981/616 Esas, 1981/595 Karar sayılı dosyası ile hükmen davacılar adına tescil edilmiş, bilahare bölgede 2013 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonucu eski 247 parsel yeni 237 ada 3 parsel numarasıyla ve 3.008,18 metrekare, eski 135 parsel yeni 263 ada 1 parsel numarasıyla ve 1.510,20 metrekare ve eski 21 parsel ise yeni 259 ada 3 parsel numarasıyla ve 6.622,46 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, taşınmazların bölgede yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içerisine alındığını, ancak taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıların 135 parsel (yeni 263 ada 1 parsel) ve keşifte gösterdiği alana yönelik davalarının kabulüne, orman ve 2-B sınırlandırmasının iptali ile orman ve 2-B sınırları içine alınan dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesinde kain 135 parsel (yeni 263 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın tamamının ve Orman Mühendisi … ve Harita Mühendisleri bilirkişiler … ve … 19.01.2017 tarihli rapor ekindeki krokilerinde “zeminde gösterilen 247 parsel” olarak belirtilen kısmın orman sınırları dışına çıkartılmasına, dava konusu 21 parsel (yeni 259 ada 3 parsel) ve 247 parsel (yeni 237 ada 3 parsel) sayılı taşınmazlarla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davacı … İdaresinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Samsun Kadastro Mahkemesinin 27.04.2017 tarih ve 2012/42 Esas, 2017/28 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esasıyla ilgili olarak;
1. Davacıların davasının kısmen kabulüne,
2. Orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılan … İli … İlçesi … Köyü 135 (uygulama kadastrosu ile 263 ada 1) parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan orman kadastrosunun iptali ile orman sınırları dışına çıkartılmasına,
3. Orman ve harita bilirkişilerce müşterek hazırlanan 19.01.2017 tarihli rapor ve krokide “zeminde gösterilen 247 parsel” olarak belirtilen taşınmaz yönününden davanın reddine,
4. Dava konusu 21 parsel (yeni 259 ada 3 parsel) ve 247 parsel (yeni 237 ada 3 parsel) sayılı taşınmazlarla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davaya konu edilen … ili … ilçesi … Mahallesinde kain 135 parsel (yeni 263 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın tamamının ve Orman Mühendisi … ve Harita Mühendisi bilirkişiler … ve … 19/01/2017 tarihli rapor ekindeki krokilerinde “zeminde gösterilen 247 parsel” olarak belirtilen kısmın orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, yapılan keşifler sonucunda alınan bilirkişi raporlarına göre bu taşınmazların eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına göre evveliyatının orman olmadığı, bu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşıldığı, bu taşınmazlardan 35 parsel (yeni 263 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın davacısı Orman İdaresi olan Samsun Tapulama Mahkemesinin 1981/595 Esas,1984/223 Karar sayılı kararıyla davacıların adına tescil olunduğu, Samsun Tapulama Mahkemesinin 1981/616 Esas, 1984/352 Karar sayılı kararının da bilirkişi raporunda “zeminde gösterilen 247 parsel” olarak belirtilen kısım ile ilgili olduğu, bu davanın da davacılar lehine sonuçlandığı, bu kararların davalı … İdaresi açısından kesin hüküm teşkil ettiği, bu yerlerin orman olmadığının kesin hükümle karara bağlandığı, bu nedenle bu taşınmazların orman sınırları içerisine alınmasının hukuka aykırı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; hükme esas alınan 17.01.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda, 237 ada 3 parselin (eski 247) keşifte gösterilen yeri ve eski kadastro paftasındaki yeri ile 22/2-a çalışmaları sonucu oluşan güncel paftadaki konumunun farklı olduğunun ve güncel paftanın hatalı olduğunun belirtildiği ve dava devam ederken düzenlenen 22/2-a çalışmalarına ait kadastro tutanaklarında çekişmeli taşınmazların tamamının davalı olarak tespitlerinin yapıldığı ve böylece davanın aynı zamanda yenileme kadastrosuna itiraza dönüştüğü gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, çekişmeli tazınmazların bulunduğu yere ait eski tarihli kadastro paftası ile 22/a sonucu oluşan kadastro paftası, 22/a çalışmaları sırasında yararlanılan haritalar, ifraz haritaları, her iki kadastroya ait ölçü çizelgesi hesap cetveli ve ölçü krokileri ve tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri işaretlettirilmeli; teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve “ada raporu” ile “uygulama tutanağı ve haritasını” irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır.
Öte yandan, raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmeli ve teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmeli, bu suretle taşınmazların tesis kadastro paftasındaki yerleri ile yenileme kadastrosu sonucu oluşan paftaya göre konumları belirlenip düzeltilip düzeltilemeyeceği göz önünde bulundurulmalı ve akabinde çekişmeli taşınmazların orman kadastrosuna göre konumları tespit edilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı … İdaresinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.