Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/17276 E. 2021/12961 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17276
KARAR NO : 2021/12961
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 2800 ve 2802 parsel sayılı sırasıyla 6.296,93 ve 2.582,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile taşınmazların zeytinlik vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından istinaf edilmekle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın kabulüne ilişkin karar, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazların en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında çalılık vasfında olduğu gibi eğiminin % 35 olduğu, davacının çalılıkları temizleyerek tarla haline getirip zeytin diktiği dosya kapsamıyla sabit olduğuna göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1948 yılında ilan edildiği ve taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldıkları, genel arazi kadastrosunun 1956 yılında yapıldığı ve taşınmazların çalılık olarak tespit harici bırakıldıkları, bilahare orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları yapılarak ilan edilip 1990 yılında kesinleştiği ve taşınmazların yine orman sınırları dışarısında bırakıldığı, son olarak 2014 yılında 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışmalarının yapıldığı, hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna göre taşınmazların eğiminin %35, evveliyatının çalılık vasfında olduğu, ancak tespit tarihi itibariyle ormanla ilgisinin bulunmadığı, ziraat bilirkişi raporuna göre de, taşınmaz üzerinde 30-35 yaşlarında 300 adet bakımlı zeytin ağacının bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, çekişmeli taşınmazların, evveliyatı itibariyle, 6831 sayılı Kanun’un 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12’yi aşan çalılık niteliğinde olduğunda ihtilaf bulunmamakla birlikte, bu tür yerlerde taşınmazın orman kadastrosunda orman sınırları dışarısında bırakılma tarihinden sonra sürdürülen zilyetliğe kıymet verilecek, taşınmazın orman sınırları dışarısında bırakıldığı tarihten imar planı kapsamına alındığı 16.10.2008 tarihine kadar kazanmaya yeterli zilyetlik süresi geçmiş ve 3402 sayılı Kanun’un 14. ve 17. maddesinde aranan şartlar da gerçekleşmiş ise, taşınmazın gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilmesi mümkün olabilecektir. Eldeki davada, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırları dışarısında bırakıldıkları tarihten tespit tarihine kadar Kanun’un aradığı 20 yıllık sürenin geçtiği ve taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu açıktır.
Hal böyle olunca; davanın kabulü yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyizi itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.