Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19150 E. 2012/8468 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19150
KARAR NO : 2012/8468
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan Ada inci Sitesinde dairesinin bulunduğunu, sitenin güvenlik hizmetinin davalı site yönetim kurulu üyeleri ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, 28.09.2010 tarihinde dairesinde meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı site yönetimi ile davalı şirket güvenlik görevlilerinin ihmali bulunduğunu ileri sürerek 1000 TL maddi, 5000 Tl manevi tazminatın olay tarihiden faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın 4077 sayılı yasa kapsamında bir ihtilaf olmadığı anlaşıldığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın … Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.

2011/19150-2012/8468
Yasanın 3.maddesinde Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalının sunduğu hizmetten bire bir yararlanan ve ayıplı hizmet nedeniyle zarara uğradığını ileri süren tüketici vasfı ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, bu davada tüketici konumunda bulunan davacıya, hizmet sunan sağlayıcı durumundadır. Hal böyle olunca Davacı ile davalı şirket arasında güvenlik hizmeti sunulması hususunda hizmet alım satımına ilişkin geçerli bir sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp, değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 28.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.