Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13743 E. 2011/4493 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13743
KARAR NO : 2011/4493
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedenilye reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı ile kardeş olduklarını,dava dışı … Ltd.Şti. isimli aile şirketini bir süre birlikte idare ettiklerini, davalının uzun süredir tek başına şirketi idare ettiğini, 2.1.2007 tarihli protokolle … Ltd.Şti. adına kayıtlı çekici ve römorkun satılarak paraya çevrilmesi hususunu …,…,… ve davalı ile kararlaştırdıklarını, anlaşmaya göre araçların satışından ve satış aşamasına kadar araçların çalıştırılmasından elde edilecek gelirin eşit olarak paylaştırılması gerektiğini, davalının şirket yetkilisi olduğu için satış ve paraların paylaştırılması hususunda davalının sorumlu olduğunu,satış yapılmadığı halde …,… ve …’e paylarının davalı tarafından ödendiğini, kendisinin payını istemesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçların değerinden hissesine düşen şimdilik 8.000TL ve araçların çalıştırılmasından elde edilen gelirden şimdilik 2.000TL kar payının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin tarafların edimleriyle ilgili borç ilişkisi içermediğinden geçersiz olduğunu, babalarının ısrarı üzerine protokol yaptıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kardeşi olan davalının yetkilisi olduğu dava dışı … Ltd.Şti. adına kayıtlı çekici ve römorkun satılarak paraya çevrilmesi, araçların satışından ve satış aşamasına kadar araçların çalıştırılmasından elde edilecek gelirin eşit olarak paylaştırılması hususunda …,…, … ve davalı ile 2.1.2007 tarihli protokol düzenlediklerini,protokol gereğince şirket yetkilisi davalı tarafından kendine düşen payın 2010/13743 2011/4493
Ödenmediğini ileri sürerek araçların değeri ve çalıştırılması nedeniyle elde edilen gelirden payına düşen kısmın ödetilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
HUMK.nun 76. maddesi uyarınca davada maddi olguların açıklanması taraflara, ileri sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesi ve uygulanacak yasa maddelerinin tespit edilmesi ise hakime ait bir görevdir. Davadaki ileri sürülüşe göre,davacı tarafından dayanılan sözleşme, Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde olup,davacının talebi adi ortaklığın tasfiyesi istemidir.Davacı ile davalı ve dava dışı …,…,… arasında 2.1.2007 tarihli protokolün düzenlendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bu olgular karşısında mahkemece protokol kapsamı dikkate alınarak adi ortaklık hükümleri gereğince dava konusu araçları kimin işleteceği ve yönetici ortak saptanarak bu ortaktan araçların işletilmesi ve satılması hususunda hesap istenip gerekirse protokolde imzaları bulunan diğer ortaklar da davaya dahil edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.