Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16055 E. 2012/23126 K. 12.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16055
KARAR NO : 2012/23126
KARAR TARİHİ : 12.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Yenimahalle İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel 6.blok … no.lu bağımsız bölümde bulunan dairesine su abonesi olabilmek için 4793 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek haksız olarak istenen kanal katılım ve şebeke bedelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, davanın kabulüne dair kararının davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 28.03.2011 tarih ve 2011/1884 esas 2011/4680 karar sayılı ilamı ile; “…hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.Bu konuda tarafların delilleri toplanıp gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir” gerekçesiyle karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak;davaya konu aboneliğin bulunduğu mahalde kanalizasyon ve şebeke hizmetinin yapıldığı, davacının da bu hizmetten yararlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller
2012/16055-23126
hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı su abonesi olabilmek için 4.793 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek bu bedelden sorumlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Hukukçu …’ın düzenlediği bilirkişi raporu ile, davacının 295, 36 TL kanal katılım ve şebeke bedeli ödemesi gerektiği belirlenmiş, mahkemece dava konusu yere su ve kanalizasyon hizmetinin götürüldüğü, davacının da bu hizmetten yararlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa aynı yerle ilgili olarak Dairemizin 2012/ 22570 esas sayılı dosyasında mimar …’in düzenlediği rapora göre davacının 3.134, 29 TL ödemesi gerektiği belirlenmiştir. O halde mahkemece bilirkişi raporları arasındaki farklılığın neden kaynaklandığı, davacının ödemesi gereken miktarın tespiti hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.