YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16454
KARAR NO : 2012/43669
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa verilen cezaların nevi ve miktarına göre, duruşmalı inceleme talebinin, 5320 Sayılı yasanın 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’ nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, daha önce haklarında Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/289 E, 2006/706 K sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmü verilen … ve … ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek; müştekilerden …’in dairesini hileli yollardan devir almak amacıyla; otobüs işletmeciliği yapan müşteki …’ ün kimlik bilgilerini Şoförler Odasından öğrenerek, …’in resmini kullanıp sahte nüfus cüzdanı düzenledikleri, ayrıca sanığın elinde telsiz olduğu halde, … ile birlikte İzmir-Çeşme arasında otobüs işletmeciliği yapan müşteki …’in yanına giderek İzmir otogarında polis olduklarını, ruhsatını kontrol edeceklerini söyleyip aldıkları ruhsat vasıtasıyla müştekinin kimlik bilgilerini öğrendikleri ve buradaki bilgilerle de …’ın resmini kullanıp sahte nüfus cüzdanı düzenledikleri, … sahte kimliğini kullanan …’in emlakçı ile irtibat kurarak …’ in dairesini kiraladığı, kira sözleşmesi yapılırken daire sahibi müştekiye ait kimlik ve tapu kayıt bilgilerini aldıkları, …’ in bu bilgiler ile Zeytinburnu 1. Noterliğinde … adına, … sahte kimliğini kullanan …’a dairenin satışı için yetki veren vekaletname düzenledikleri, suç tarihinde dairenin satışını yapmak üzere Karşıyaka 1. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne başvurdukları, sanığın tapu dairesine girmeyip koridorda beklediği, … sahte kimliğini kullanan …’ın daireyi … sahte kimliğini kullanan …’e satmak istediğini belirtmesi üzerine işlemlere başlayan tapu sicil müdürünün, … adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanındaki seri numaraların yazılış biçiminden şüphelenerek araştırması üzerine sahteciliğin ortaya çıktığı ve yapılan ihbar üzerine … ile …’ ın yakalandığı olayda, kamu kurumu olan Tapu Sicil Müdürlüğü’nün aracı kılınması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2006 tarih ve 2006/289 E, 2006/706 K sayılı ilamı ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkum edilip, Uyap ortamında yapılan sorgulamaya göre Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.06.2007 tarih ve 2007/ 3266 E sayılı onama ilamı ile haklarındaki hükmün kesinleştiği anlaşılan … ve … ile suçların kanuni tanımında yer alan fiilleri birlikte gerçekleştirmesi karşısında eyleminin yardım niteliğinde olduğundan bahisle TCK’nın 39/2-b maddesi gereğince sahtecilik suçundan verilen cezada indirim yapılması ve iki adet sahte nüfus cüzdanı düzenlenerek kullanıldığının anlaşılması karşısında iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçunun oluşacağı gözetilmeden tek suçtan hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya kapsamı ile yapılan denetim sırasında, sahte olarak düzenlenen nüfus cüzdanlarının aldatma kabiliyetinin bulunduğu anlaşılmakla, iğfal kabiliyetinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.10.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.