Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14029 E. 2012/38241 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14029
KARAR NO : 2012/38241
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; …plaka sayılı aracı daha önce çalınmış olan mağdur …’ın gazeteye, aracını bulanı mükafatlandıracağına dair ilan verdiği, 31/10/2005 tarihinde sanık …’in mağduru ilandaki numaradan arayarak ona “aracının Bayraklı’da 1620’li sokaklarda olduğunu, belirli para karşılığında yerini göstereceğini” söylediği, bunun üzerine mağdurun yanında tanık … de olduğu halde sanıklarla minibüs son durağında buluştuğu, mağdurun sanık …’e 500 TL verdiği, sanık …’in de bu paranın 150 TL’sini sanık …’e verdiği,sanık …’in burada kaldığı, diğer sanık …’in “aracın yerini göstereceğini” söyleyerek mağdurun aracına bindiği, mağdur ve tanık …’i 1620/15 ile 1620/20 sokak arasında bir yere götürdüğü, burada mağdura “bana güvenmiyorsun, aldığım 150 TL’yi geri vereceğim” diyerek bu miktar parayı iade etiği ve daha sonra bir fırsatını bulup mağdurun yanından kaçması şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/6 maddesinin uygulanması sırasında, Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/04/2002 tarih, 2001/69-118 E-K ve 02/05/2005 tarihinde kesinleşen ilamının tekerrüre esas alındığı kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Menfaat konusunun 350 YTL olması, 150 YTL iade edilmesinin söz konusu menfaatin elde edilmesine yönelik hileli eylemi teşkil ettiği nazara alındığında, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/1.maddesindeki düzenleme uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı hususunun gözetilmemesi ve aynı sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olacak ilamı bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
5237 Sayılı TCK’nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşulu salıverme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; Sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına, karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.