Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17649 E. 2012/45303 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17649
KARAR NO : 2012/45303
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun işlendiği kafede garson olarak çalışmakta olan sanığın aynı işyerinde çalışan mağdur …’nin cep telefonuna tanıdığı bir telefon bayiinde ücretsiz program yükleteceğini söyleyerek yanından ayrılması, aynı işyerinde müşteri olarak bulunan mağdur …’ın ise cep telefonunu şarj edilip iade edilmek üzere teslim etmesi sonrası sanığın işyerinden ayrılarak ortadan kaybolması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçu, 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesi kapsamında şikayete tabi olup suç tarihinde yürürlükte bulunan anılan Kanunun 73/8. maddesine göre uzlaşma kapsamında olması karşısında 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca sanık ile mağdurlara uzlaşma koşulları ve sonuçları açıklanıp bildirilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.