Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/21171 E. 2012/6097 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21171
KARAR NO : 2012/6097
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Salim Çakır ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacılar, maliki oldukları işhanı için davalı idareye elektrik abonesi olduklarını, bu aboneliğin pasajın ısıtma sisteminin çalıştırılması için kullanılırken kiracıların yakıt parası ödememeleri nedeniyle elektrik kullanılmadığını, 1994 yılından beri okunmayan sayaca davalı kurum tarafından sayacın endeksine itibar edilerek 15.089.890.000 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, bu kadar tüketim yapılmasının mümkün olmadığının ileri sürülerek 03.12.2004 tarihli faturanın iptali ile bu faturadan dolayı borçlu olmadıklarının tesbitini istemişlerdir.
Davalı, tahakkukun doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen davada ise; fatura borcunun tahsili için yaptığı takibe itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemenin 28.03.2007 tarihli ilk kararının davalı-karşı davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davadaki menfi tesbit isteminin reddine, itirazın iptali davasının kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı … … ile davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İ.İ.K. nın 67/2 meddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının da mahkemede dava açarak haklı çıkması yasal koşuldur. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine, engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırım olup, borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğuna tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlanmasıda şart değildir. Açıklanan bu yasal kurallar ışığında, icra takibine konu alacak değerlendirildiğinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek birleşen davada itirazı iptal edilen davacı-karşı davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıdan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı-karşı davalınların temyiz itarazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün B harfiyle gösterilen kısmında yer alan 2 numaralı bölümün tümüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (asıl alacak olan 14.463,09 TL’nın %40 oranındaki icra inkar tazminatının davacı-karşı davalılardan alınarak davalı-karşı davacı şirkete verilmesine söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde… Elektrik Dağ. A.Ş.’ne iadesine, 13.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.