YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17775
KARAR NO : 2012/45606
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Sahtecilik, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar …, …, …, … haklarında dolandırıcılık, sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından açılan davalarda temyiz isteğinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Katılan …’ın dolandırıcılık suçunun doğrudan mağduru olması karşısında katılma hakkının bulunmadığına yönelik tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık …’nın hükümden önce 04/11/007 tarihinde sanık …’ın hüküm tarihinden sonra 24/10/2012 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla; haklarındaki kamu davalarının 5237 Sayılı TCK.un 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak; bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5237 Sayılı TCK’nun 64. ve CMK’nun 223/8.maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar… ve …un katılana ait taşınmazlardan bilgi sahibi olmaları üzerine gerekli araştırmaları yapmaları, taşınmaza ilişkin tapu, kroki ve kayıtlarına ulaşmaları, daha sonra diğer sanıklar… ve … …ile yapacakları eylemleri açıklayarak irtibata geçtikleri, sanıklar Yusuf ve…’ın kayıp belgesine istinaden üzerinde…’ın fotoğrafı bulunan ancak katılan adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı değiştirme belgesi ile Düğmeci mahallesi muhtarlığına birlikte başvurmaları, oradan belgeyi tanzim ettikten sonra …Nüfus Müdürlüğü’nden katılan adına düzenlenmiş ancak sanık …’ın resminin bulunduğu kimlik belgesini almaları, daha sonra sanıklar… ve ….. ilçesi 1. tapu sicil müdürlüğüne 27.06.2007 tarihinde başvurmaları, sanık …’ın kendisini … olarak, diğer sanık …’in ise alıcı sıfatıyla tanıtması, ancak katılana ait tapu kayıtları üzerine olay öncesinde sahtecilik suçuna konu olabileceği yolunda not düşülmesi nedeniyle sanık …’ın ibraz ettiği kimlik belgesindeki fotoğraf ve tapu kaydındaki katılana ait fotoğrafın karşılaştırmasında farklı olduğunun tespit edilmesi, durumun sanıklara hissettirilmeksizin kolluğa haber erilmesi, satış işleminin gerçekleştirilememesi şeklinde gerçekleşen olayda,
1-Sanıkların dolandırıcılık suçuna yönelik tüm icrai hareketlerine başladıkları ve tamamlayamadan yakalanmaları karşısında subut bulan dolandırıcılık suçuna teşebbüsten hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde yetersiz ve oluşa uygun olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
2-Tapu dairelerinde düzenlenen resmi senetlerin kanun hükmü gereği “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli” belgelerden olmaması karşısında, sanıkların eyleminin TCK’nın 204/1.maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, aynı yasanın 204/1-3 madde ve fıkrası ile uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi