Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11780 E. 2012/46264 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11780
KARAR NO : 2012/46264
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Sair Tehdit

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sair tehdit suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’ un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, müştekinin işyerine alkollü bir şekilde giderek kendi istediği şarkıların çalınmadığını gerekçe gösterip elindeki bira şişesini duvara fırlatarak maddi zarara neden olduğu, sanığın suçunu ikrar ettiği, böylece mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
06/12/2006 tarih ve 5560 Sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik 5271 Sayılı Kanunun 253/3 maddesine göre, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinin belirtilmesi ve mala zarar verme suçunun da TCK’nın 168/1 maddesine göre etkin pişmanlık öngörülen suçlar kapsamında olması nedeniyle, hüküm tarihi itibariyle sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmaması ile mahkemece, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 61.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken; suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı denilerek gerekçelendirilmesi suretiyle alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.