Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17426 E. 2012/43611 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17426
KARAR NO : 2012/43611
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; müştekinin olay günü kendisine ait motosikleti yıkamak için sanığın çalışmakta olduğu … yerine bıraktığı, sanığın ücreti karşılığı yıkamak, yıkadıktan sonra hasarsız ve sağlam olarak teslim etmek üzere müştekiden teslim aldığı motosikleti, tam ve sağlam teslim etmek için gerekli önlemleri almamak suretiyle, motosikletin arızalanmasına sebep olduğu şeklindeki eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna yönelik, kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nun 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile mahkumiyetin kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında belirlenen temel tam gün sayısının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nun 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün dördüncü bendine “TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca” ibaresi eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.