Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17703 E. 2011/6947 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17703
KARAR NO : 2011/6947
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit, tasfiye davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, taraflar arasında ortak büfeler işletilip elde edilen gelir ile gayrimenkuller ve çiftlik kurularak burada kullanılmak üzere menkul mallar alındığını, gayrimenkullerin davalılar adına tescil edildiğini ileri sürülerek, ortaklık mallarının tespiti ile ortaklığın feshi ile tasfiyesine, davalı … adına kayıtlı olan 469 parsel nolu taşınmaz satıldığından tapusunun iptali ile ortaklık adına tesciline bu mümkün olmaz ise bedelinin tespiti ile ortaklığa iadesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı … davayı kabul etmiş, diğer davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların adi ortaklığın tespiti ile tasfiyesini talep etmişlerse de tasfiye alacağı talebinde bulunmadığından tespit ve tasfiye talebinin bu nedenle reddine, 469 parsele yönelik davanın ise tapu malikine karşı açılmış bir dava bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmişti.
Davacılar, ortak işletilen büfelerin geliri ile elde edilen gayrimenkul ve menkul malların tespiti ile tasfiyesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.Davalı … davayı kabul etmiş, diğer davalılarda reddini savunmuşlardır.HUMK.nun 76. maddesi uyarınca Davada maddi olguların açıklanması 2010/17703 2011/6947
taraflara, ileri sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesi ve uygulanacak yasa maddelerinin tespit edilmesi ise … ait bir görevdir. Davadaki ileri sürülüşe göre, davacılar tarafından varlığı iddia edilen sözleşme, Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi olup, uyuşmazlığın da adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Borçlar Kanununun adi ortaklığa ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Davacının iddiası ve davalının açıklamalarına göre,birlikte işletilen büfelerin geliri ile bir takım malların edindiği, alınan malların davalılar adına kayıt ve tescil edildiği ileri sürülerek Ortaklığın tespiti ile feshi ve ortaklığın tasfiyesi talep edildiğine göre, belli bir alacak talebi bulunmadığından bahsedilemez. Mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanarak B.K 520 ve devamı maddelerine göre davanın çözümlenmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz edilen hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.