Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/411 E. 2012/9853 K. 11.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/411
KARAR NO : 2012/9853
KARAR TARİHİ : 11.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, işyerinde 17.03.2006 tarihinde, davalılar tarafından kredi kartları kullanılarak 9150 TL lik kontör satın alındığını, kontör satın alınması sırasında işlemi yapan satış elemanının kredi kartı kullanan davalıların kimliklerini ve kredi kartı fotokopilerini adığını,işlemin üzerinden yarım saat sonra kartın çalındığından bahisle dava dışı banka tarafından hesaplara bloke konulduğunu, işlem sırasında yürütülecek mevzuat uyarınca yapılması gereken tüm prosedürün uygulandığını kusurlarının olmadığını, davalıların bu alışverişten sonra kredi kartlarının çalındığını belirtmelerinin kötüniyetli olduklarını gösterdiklerini ileri sürerek fazla hakları saklı 9150,00 TL zararlarının 17.03.2006 tarihinden reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,kardeş olan davalıların hırsızlık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlaması ile davacı işyerinde çalışan Murat Sarıusta isimli şahıs hakkında şikayette bulunduklarından sorumluluklarından söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı işyerinde, davalıların kredi kartları ile 9150 TL lik kontör satın aldıklarını ,gerekli kimlik 2012/411-9853
kontrolerinin yapıldığını, kredi kartlarının ve ibraz edilen kimliklerin fotokobilerinin alındığını, işlem saatinden yarım saat sonra çalıntı kredi kartı ile işlem yapıldığı iddiası ile banka tarafından hesaplarına bloke konulduğunu, yapılan işlemde kusurlarının olmadığını davalıların kusurları olduğunu zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, aldırılan 6.11.2007 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin 9150 TL lik satışta gerekli araştırma ve incelemeyi yapmaması, davalı … a ait 5000 TL lik alımla ilgili tamamından usulsüz işlem yapması nedeni ile sorumlu olması gerektiği, davalı …’a ait kredi kartındaki imzalaları ve hüviyet cüzdanındaki resimleri kredi kartının arkasındaki imzaları karşılaştırmaması, gerekli kontrolleri tam olarak yapmadan işlemi kabul etmesi sonucu 4150 TL nin % 70 ı olan 2905,00 Tl den sorumlu olması davalıların ise kartın saklanmasına ve muhafazasına özen göstermemesinden …’un kartını 3.kişiye vererek kredi kullanmasına müsaade etmesi ve müşterek hareket etmeleri nedeniyle 4150 TL nin % 30 luk kısmı olan 1245 TL’den sorumlu olması gerektiği, davacı şirketin kendi ağır kusurundan kaynaklanan sorumluluğu dışında davalıların da bir miktar kusurlu olması nedeniyle davacı şirketin davalılardan müştereken ve müteselsilen 1245,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiş, rapora karşı davacı şirket itiraz etmiş, davalılar vekili 15.04.2008 tarihli celsede 6.11.2007 tarihli bilirkişi raporunu kabul ettiklerini beyan etmiş ve imzası alınmıştır. Davalıların bilirkişi raporuna kabul beyanları dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur. Mahkemece, davalı yanın kabul beyanı bağlayıcı olduğu gözetilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçelerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.