YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4292
KARAR NO : 2012/10286
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2762 sayılı vakıflar kanunu gereğince Türkiye’deki gayrimüslim cemaata ait bir vakıf olduğunu, … Sarıyer adresinde yer alan gayrimenkulün vakfa ait hayrat niteliğinde bir kilise olduğunu, kilise giderlerinin karşılanmasındaki güçlük nedeniyle kiliseye gelir temin etmek amacıyla vakıf ile davalı arasında yapılan 20.03.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kilisenin bahçesi ve müştemilatının davalıya kiralandığını, ancak yapılan inceleme sonunda kira sözleşmesine konu edilen vakfa ait gayrimenkulün “akar” olmaması ve “hayrat” niteliğinde olması nedeniyle doğrudan toplumun istifadesine bedelsiz olarak sunulması gerektiğinin anlaşıldığını, bu sebeple yasada belirtilen haller haricinde hayratın kiralanmasının yasa ile yasaklandığını, bu durumda yasal düzenlemelere aykırı kira sözleşmesinin mutlak butlan ile batıl olduğunu, 6570 sayılı kira yasasının 1/2 maddesinde mabetler kiraya verilemez ve ibadethane haricinde hiç bir … içinde kullanılamaz hükmünü taşıdığını, bu yasal düzenlemeler karşısında vakıf yönetim kurulunun 15.05.2009 tarih, 122 sayılı kararı ile sözleşmenin iptali ile keyfiyetin yasal mercilere bildirilmesi yönünde karar almak zorunda kaldığını, … noterliğinden gönderilen 26.05.2009 tarih 11996 yevmiye nolu ihtarname ile davalının söz konusu durumdan haberdar edildiğini ve kiralanan bahçe ile eklentilerinin tahliyesinin ihtar edildiğini davalının ihtara rağmen
2012/4292-10286
kilisenin bahçesi ve eklentilerinde bazı inşai faaliyetlere başladığını, bunun üzerine davalının müdahalesinin tespiti amacıyla Sarıyer 2.ci Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/78 D….. sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, tüm ihtarlara rağmen davalının hukuka aykırı olarak gayrimenkule el atmayı sürdürmesi üzerine bu davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, 20.03.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine davalının taşınmaza haksız el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Davanın reddini dilemiş, karşı davasında ise, taşınmaza sözleşme gereği bir çok tadilat ve yatırım yaptığını belirterek fazlaya dair hakları saklı tutularak 125.000.00.TL nin davalıdan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, eldeki dava ile birleşen Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/246 Esas, 2011/81 Karar sayılı dosyasında ise; Davalı vakıf hakkında B.K 97.nci maddesine göre tadilata izin verilmesine yönelik açtığı davanın … bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece; 2009/267 esas sayılı dosyası yönünden davacı tarafın açmış olduğu sözleşmenin iptaline yönelik talebinin KABULÜ ile kira sözleşmesinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, sözleşmenin iptaline, davalının taşınmaza müdahalesinin men’i ve haksız el atmasının önlenmesine, davalı Karşı davacının açmış olduğu karşı davanın KISMEN KABULÜ ile 53.356.00.TL iyileştirme bedelin karşı dava tarihi olan 07.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı vakıftan alınarak bu karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişin talebin reddine, birleşen 2010/246 esas sayılı dosya yönünden davacının açmış olduğu tadilata izin istemine ilişkin davasının yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davacı eldeki dava ile davaya konu taşınmazın hayrat niteliğinde bulunup, yasal düzenlemelere aykırı olarak yapılan kira sözleşmesinin mutlak butlan ile batıl olduğunu, vakıf yönetim kurulunun noter marifetiyle gönderdiği 26.05.2009 tarihli ihtarname ile davalıyı söz konusu durumdan haberdar ettiğini ve kiralanan bahçe ile eklentilerinin tahliyesinin ihtar edildiğini buna rağmen davalının kilisenin bahçesi ve eklentilerinde bazı inşai faaliyetlere başladığını belirterek, kira sözleşmesinin
2012/4292-10286
mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine davalının taşınmaza haksız el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre ; davacının gönderdiği 26.05.2009 tarihli ihtarnamenin 27.05.2009 tarihinde davalı kiracıya tebliğ edildiği anlaşılmış olup, yine davacı tarafından yaptırılan Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/148 D….. sayılı 09.06.2009 tarihli tespit işlemine göre; mecurda yapılan tadilatların son 1 ay içinde yapıldığının belirlendiği anlaşılmaktadır. MK. 2. maddesi hükmüne göre herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken iyiniyet kurallarına uymakta yükümlü olup, belirtilen tarih aralıkları nazara alındığında davalı kiracının, davacının ihtaratına rağmen tadilat yaptırdığı anlaşılmış olup, davalının bu noktada iyiniyetli olduğundan söz etmek olanaklı değildir. Yine dosya içerisinde mevcut Vakıflar genel müdürlüğü cevabi yazısına ve blirkişi raporuna göre de; kilisenin tescilli eser olup, taşınmazın içindeki Arsa bahçe şeklinde bir bölümünün ana kütleden bağımsız olarak kiralanmasının ve yarı bir maksatla fonksiyonlandırılmasının mer’i mevzuata göre mümkün olmadığı da anlaşılmış olmasına göre; davalı tarafından yapılan tadilatların davacı tarafından benimsendiğinden ve dvalı aleyhine olarak davacının sebepsiz zenginleştiğinden de bahsedilemez. Hal böyle olunca, davalının yapılan masrafların tahsiline yönelik açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının Reddine, 2.bentte belirtilen nedenler ile temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 3.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyi zitirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 694.40 TL kalan harcın davalı-karşı davacıdan alınmasına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.