YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13738
KARAR NO : 2012/38249
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan …’ın işyerine giderek katılana hitaben “tanımadınız mı ben sizin komşunuzum, oğlum apandist ameliyatı geçirdi halen hastahanede yatıyor hastahaneden çıkarmak için acil olarak 400 TL’ye ihtiyacım var bana verir misin? Bu gün avukatımdan para gelecek öğlen parayı iade ederim” deyip katılandan 400 TL para alarak olay yerinden ayrıldığı ve bir daha geriye dönmediği, yine başka bir tarihte mağdur … …’ı yanına çağırarak kendisi öğretmen olmadığı ve oğlunun ameliyat geçirip hastahanede yatmadığı halde “… Dayı beni tanıdın mı? Ben …da beden eğitimi öğretmeniyim oğlum hastahanede yatıyor bana 300-400 TL para lazım” diyerek mağdurdan 630 TL parayı alıp olay yerinden ayrılması akabinde mağdurun şikayetçi olması üzerine kolluk güçlerince yakalanması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.