YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/427
KARAR NO : 2012/6118
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeni ile reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket tarafından ithal edilen Bosch marka bulaşık makinesini, bayii olan diğer davalı …’ten, 28/08/2008 tarihinde satın aldığını, ürünü satın aldığı tarihten itibaren bir yıl geçmeden arızaların başladığını, makinenin porselen, cam ve bardakları çizip, bulaşıkları iyi yıkamadığını, teknik servisin defalarca onarım yapmasına rağmen ayıbının giderilemediğini, bu durumda 4077 sayılı yasanın 4. maddesi ve … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi gereğince malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep etme hakkı bulunduğunu ileri sürerek, bulaşık makinesinin yenisi ile değiştirilmesine, kabul edilmediği takdirde ise, bedelinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., ürünün teslim edildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, kaldı ki üründe herhangi bir ayıbın da bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, “4077 Sayılı Tüketici Koruma Kanununun 4. maddesi gereğince, ayıplı maldan sorumluluğun, teslim tarihinden itibaren iki yıl olup, dava tarihi itibariyle bu sürenin geçirilmiş olduğu gerekçesiyle” davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/427-6118
1-Dava, tüketici mahkemesi sıfatıyla açıldığı gibi, yargılama da bu sıfatla yapılıp, hüküm kurulmuş olduğundan, mahkeme karar başlığında, “Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla” sözlerinin yazılması gerekirken, “Aile” sözcüğünün yazılmış olması, maddi hataya ilişkin olup, mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde bedelin iadesi istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici, satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Aynı Kanunun 4/4. maddesinde de, “Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir… Ancak satın alınan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse, zamanaşımı süresinden yararlanılamaz.” hükmü, 13. maddesinin 3. fıkrasında da “Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, … süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen … süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen … süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği” hükmü mevcuttur.
Dava konusu olayda davacı, 28.8.2008 tarihinde satın almış olduğu bulaşık makinesinin, satın aldığı tarihten itibaren bir yıl geçmeden defalarca arızalanarak teknik servisçe onarım gördüğünü, buna rağmen ayıbın giderilemediğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış olup, her ne kadar Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4/4.
2012/427-6118
maddesinde, ayıplı maldan sorumluluğun, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin devamında, satın alınan malın ayıbının, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmiş olması halinde, zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağı belirtilmiştir. Öte yandan mahkemece dava konusu malın, gizli ayıplı olup olmadığı, yenisi ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi için, gerek yasada gerekse … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde öngörülen şartların mevcut olup olmadığı araştırılmamışsa da, satış konusu malda, teknik servis tarafından çok sayıda servis işlemi yapıldığı anlaşılmakta olup, teknik servisin tüketiciyi sonuç alınamayan tamirlerle oyalaması ve arızanın belli periyotlarla tekrarlaması halinde, davada zamanaşımının varlığından da söz edilemez. (HGK’nun 2004/4-84 esas, 2004/99 karar sayılı ilamı) Kaldı ki, dava konusu makinenin dosyada mevcut olan … belgesine göre, … süresi 3 yıl olup, dava tarihi itibariyle bu süre de dolmamıştır. O halde mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davacı yararına BOZULMASINA peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.