Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/13695 E. 2012/20013 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13695
KARAR NO : 2012/20013
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıların sahibi oldukları taşınmaz üzerinde bina yapımı denetimi için davalılar ile yapı denetim hizmet sözleşmesi akdedildiğini, ücretinin ödenmediğini ileri sürerek 16.812,86 Tl nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının delil olarak dayandığı yapı denetim hizmet sözleşmesindeki imzaların kendilerine ait olmadığını, kaldıki yapı denetim bedelinin müteahit tarafından ödeneceğinin kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlendiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, yapı denetim hizmet sözleşmesindeki imzaların davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada davalılar ile yapılan sözleşme uyarınca hizmeti ifa ettiklerini belirterek kararlaştırılan ücretin tahsilini istemiş, davalılar ise sözleşmedeki imzanın kendilerine ait olmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalılara ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 5. maddesinde, yapı denetim hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmış, bahsi geçen kanuna dayanılarak çıkarılan Yapı Denetimi Uygulama yönetmeliğinin 8. maddesinin 1 numaralı bendinde de yapı sahibinin, yapı denetimi hizmet sözleşmesini bizzat veya hukuken temsile yetkili vekili aracılığı ile imzalamak zorunda olduğu belirtilmiş bulunmaktadır. Yukarıda bahsi geçen yasal mevzuat uyarınca, yapının denetimi için yapı denetim kuruluşu ile hizmet sözleşmesinin imzalanması zorunluluğunun bulunduğu ve sözleşmeninde bizzat veya hukuken temsili yetkili vekil aracılığıyla yapı sahipleri tarafından imzalanması gerektiği anlaşılmaktadır. Davalılar, yapı denetimi hizmetinin davacı dışında başka bir firma tarafından yerine getirildiğini iddia ve ispat etmemişlerdir. Hal böyle olunca, sözleşme altındaki imza davalılara ait olmasa dahi davacının verdiği hizmet oranında ücret talep etmeye hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Aksinin kabulü davalı arsa sahiplerinin haksız zenginleşmeleri sonucunu doğurur ki, bunun kabul edilmesi ise olanaklı değildir.Bu durumda mahkemece davacı tarafından hizmet verilip verilmediği hususunda davacı delilleri toplanarak davacının hizmet verdiği belirlenmesi halinde, davacının dayandığı sözleşme altındaki imzalar davalılara ait olmadığı anlaşıldığından,davacının sözleşmede belirtilen ücreti değil, tarifeye göre yaptığ … kadar ücret isteyebileceği kabul edilerek, gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacının yaptığı … miktarı belirlenerek, konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla tarife uyarınca talep edebileceği ücretin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde davanın reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan karırın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.