Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18909 E. 2012/6366 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18909
KARAR NO : 2012/6366
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki kredi kartı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2005 yılında davalı bankadan kredi kartı aldığını ve kartı kullandığını 2006-2007-2008 yıllarında kartı kullandığını ve kendisinden 3 yıl için 1500 ABD Doları tahsil edildiğini ancak bunun ne maksatla kesildiğini anlamadığını belirterek 1500 ABD doları ile kendisinden fazla tahsil edilen 3.593 TL’ nin faiziyle iadesini istemiştir.
Davalı, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve davacının kullandığı kartın kredi kartından farklı bir uygulama olduğunu bu kart ile finans kuruluşunun müşterilerine faizsiz kredi kullandırdığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının 1500 ABD doları yönünden kabulü diğer talebi yönünden ise kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş. Bu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında kurum kartları ve kredi kartları sözleşmesi imzalandığı buna göre müşterinin yaptığı alışveriş veya harcama sonrasında hesap özeti tutarının sadece ¼ ünü ödediği geri kalan kısım için ekstra bir faiz, kar payı v.s. tahakkuk ve ilave edilmediği buna göre taraflar arısında imzalanan sözleşmenin 15. maddesi ve diğer hükümler dikkate alındığında davacının yaptığı ödemenin hangi nedene dayalı olarak haksız olduğunun mahkemece tartışılıp değerlendirilmediği görülmüştür.
Bu nedenle öncelikle taraflar arısındaki imzalanan sözleşme hükümlerinin davacı tarafça benimsenmiş olması ve yine davalı tarafında faizsiz finans kuruluşu olması nedeniyle yapılan bu kesintinin faizsiz bankacılık uygulamalarının da dikkate alınarak ayrıntılı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak konunun yeniden değerlendirilip buna göre hüküm kurulması gerekirken mahkemece eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan hükümlerde sonucun davalı yararına BOZULMASINA, 14.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.