Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11222 E. 2011/1751 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11222
KARAR NO : 2011/1751
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıdan olan alacağı ile ilgili olarak 174.000 TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız takip yaptığını, davalı borçlunun takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu olan çekin davalı tarafından keşide edildiğini ve çek üzerindeki imzanın davalıya ait olduğunu ancak davalının tamamen kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalıdan alacaklı olduğu 129.260 TL bedelinde bir başka çekin daha bulunduğunu, bu çekle ilgili olarak da takip yaptıklarını, ancak bu takibin çek üzerinde tahrifat yapılması nedeniyle Beyoğlu 2. İcra Mahkemesinin 2006/308 E. -613 K. Sayılı dosya kapsamında iptal edildiğini, davalıya Danimarka’dan … malzemesi getirmesi için para verdiğini, karşılığında bu paranın teminatı olarak davalının bu çekleri verdiğini belirterek haksız itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, …’de inşaat malzemeleri sattığını, davacının …’de inşaat yaptığı sırada kendisinden bir kısım malzeme aldığını, yapmakta olduğu inşaattan kendisine iki adet daire satmayı teklif ettiğini ancak inşaat henüz bitmediğinden tapuda devir işlemi yapılamayacağı için daire bedelleri olarak iki adet ileri tarihli çeki davacıya verdiğini, inşaat bitmesine rağmen davacının tapuda satışa yanaşmadığını ve satıştan vazgeçtiğini, böylece çeklerin karşılıksız kaldığını, konusuz kalan çeklerin iade edilmesi gerekirken davacının bugün yarın iade ederim diyerek 2010/11222 2011/1751
oyaladığını ve elinde bulunan çekleri haksız bir şekilde icra takibine konu ettiğini, hiçbir surette davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yazılı delil başlangıcı niteliğini kazanan çek yönünden dinlenen davacı tanıklarının beyanları nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacıya keşide edilen 18.2.2006 tarihli çek, 26.5.2006 tarihinde icra takibine konulmuş olup, Türk Ticaret Kanununun 708. maddesinde öngörülen ibraz sürelerinde bankaya ibraz edilmediği için yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunan bu belgeye dayanan davacı alacağını ispatlamak durumundadır. Bir başka deyişle alacağın varlığını ve miktarı ispat yükü davacıdadır. Davacı tanık deliline dayanmıştır. Kabulün aksine, dinlenen davacı tanıklarının somut olarak bilgi ve görgülerinin olmadığı anlaşılmıştır. Davacı davasını ispatlayamamıştır, ne var ki davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olup, davacıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 8.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.