Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13940 E. 2012/16200 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13940
KARAR NO : 2012/16200
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığından yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadğından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıyla 14.07.2007’de konut yapım sözleşmesi imzaladıklarını, sonrasında davalının kendisini arayıp, plan ve projenin değiştiğini ve teslim tarihinin bir süre gecikeceğini söylediğini, haricen düzenlenen sözleşmenin geçersiz olup, sözleşme eklerinin de kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, 218.915,00 TL değerindeki sözleşmenin ve bonoların geçerli olmadığının tespitine, kendisini borç altına sokan her türlü belgenin iptaline, satış bedeline mahsuben ödediği 52.428,00 TL nın ve 1.639,47 TL damga vergisinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline, şimdilik 1.500 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı asilin davalı ile 11.11.2009’da sulhname, feragatname, ibraname ve fesihname yaptığı, bu sözleşmeden hangisinin davayı sona erdiren konu olduğu hususunun davacı vekili tarafından açıklanmasında müvekkilinin sulh olduğunu, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığını belirtmiş olduğu gerekçesiyle taraflar sulh olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
11.11.2009 tarihli “sulhname, feragatname, ibraname ve fesihname” başlıklı belgenin 3. bendi şarta bağlı hükümler 2011/13940-16200
içerdiğinden tarafların sulh olduğunun kabulü gerekir. Feragat ise tek taraflı, karşı tarafın kabulüne ve şarta bağlı olmayan, davayı sona erdiren bir taraf işlemi olduğundan mahkemece sulhün tasdikine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.