YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16165
KARAR NO : 2012/17189
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 22.12.1989 tarihli harici arsa satış sözleşmesine göre … ili, … ilçesi, …, … Mevkii, … pafta … parselde bulunan … numaralı … metrekare yüzölçümündeki taşınmazı 3.000,00TL karşılığında sattığını, daha sonra davaya konu taşınmaz üzerinde … Belediye Başkanlığı tarafından imar uygulaması yapıldığını, davalının imar uygulamaları sonucunda taşınmazın tapu devrini yapmayarak sebepsiz zenginleştiğini belirterek, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş; ıslah dilekçesiyle talebini 60.000TL olarak artırmıştır.
Davalı, davaya konu taşınmazın imar uygulaması sonucunda … ada … parsele geçtiğini ve 20.04.2001 tarihinde bu taşınmazın davacı adına tescilini sağladığını, bu şekilde sözleşmeden doğan borcunu ifa ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın imar uygulaması sonucunda … ada … parsele geçtiği ve davalı tarafından bu
taşınmazın davacı adına devredildiği anlaşılmakla, sözleşmenin ifa edildiği benimsenmek suretiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 22.12.1989 tarihli harici arsa satış sözleşmesi ile … ili, … ilçesi, Asarlık köyü, … Mevkii, … pafta … parselde bulunan … numaralı … metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 3.000,00TL karşılığında davacıya satıldığı, ancak o dönemde tapu devrinin yapılmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ise, davaya konu taşınmazın imar uygulaması sonucunda … ada … parsele geçtiğini, bu taşınmazın da davacı adına devri ile sözleşmenin ifa edildiğini savunmuş; mahkeme de, davaya konu taşınmazın imar uygulaması sonucunda … ada … parsel olduğu ve sonradan imar uygulaması gören bu yerinde davacı adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kabulü yerinde olmakla birlikte davada dayanılan ve tapuda resmi işlem yapılmakla geçerli halen gelen taraflar arasındaki 22.12.1989 tarihli haricen yapılan ” Arsa Satış Mukavelesi” başlıklı sözleşmede “ileride arsadan yol geçtiği takdirde kaç metre giderse alıcıya parası iade edilecektir.” şeklinde hüküm bulunduğundan imar uygulaması öncesi anılan taşınmaz … m2 olduğu ve davacıya devredilen … ada … parsel numaralı taşınmazın ise 163 m2 olduğu anlaşıldığından öncelikle Kadastro ve İmar Müdürlüklerinden davaya konu yerin dönüşüm cetvelleri istenilmeli, mahallinde uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile imar mevzuatı ilkeleri çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmalı, olağan kesintinin ne kadar olduğu ve geçerli hale gelen 22.12.1989 tarihli harici sözleşmenin az yukarıda açıklanan hükmü gereğince davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmayacağı tespit edilmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.