Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4014 E. 2011/6962 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4014
KARAR NO : 2011/6962
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

… Gıda Gemi Söküm Ltd. Şti. vekili avukat … ile … aralarındaki dava hakkında … 10. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 14.12.2009 tarih ve 666-811 sayılı hükmün Dairenin 30.11.2010 tarih ve 2010/8052- 15936 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR
Davacı, davalıdan ihale yoluyla “Harem Araba Vapurunu” satın aldığını, davalının KDV ödenmemesi halinde teminatı irat kaydedeceğini bildirmesi nedeniyle satış bedeli ile birlikte KDV ödemeside yaptığını, kendisinin KDV’den muaf olduğunuileri sürerek, KDV olarak ödediği 75.600,00 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine daviremizce kararın onanması üzerine, bu kez davalıca karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davalının sair karar düzeltme isteğinin REDDİ gerekir.
2-Katma Değer Vergisi Kanunu 8/2 maddesi “Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV fatura veya benzeri vesikalarla göstermeye … bulunmadığı halde düzenlendiği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler bu vergiyi ödemekle mükelleftir. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarlarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler içinde geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla ödedikleri vergilerini, indirim hakkına sahip olmayanlara iadesi konusunda … ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.” hükmünü getirmiştir. Yasanın bu hükmü karşısında davalı davacıdan tahsil ettiği KDV vergi dairesine ödemekle yükümlüdür. Davalı yasa gereği tahsil etmemesi gereken KDV’ yı tahsil etmiş ancak vergi dairesine ödemişse herhangi bir 2011/4014-6962
sebepsiz zenginleşmesi olmayacaktır. Bu durumda davacı vergi dairesine ödenen KDV ‘yi davalıdan isteyemez. Hal böyle olunca davacının davalıya ödediği KDV davalı tarafça vergi dairesine ödenip ödenmediği konusunda gerekli inceleme yapılıp, vergi dairesine ödendiği anlaşıldığı takdirde KDV alacağına ilişkin davalıya husumet yöneltilmeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar ittihazı usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki mahkeme kararı Dairemiz önceki onama bu gerekçe ile de davalı yararına bozulacak iken bu yönün gözden kaçtığı yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalının bu yöndeki karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemiz kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddine ikinci bentte açıklana nedenlerle karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 30.11.2010 tarih ve 2010/8052 esas ve 2010/15936 sayılı kararın kısmen kaldırılmasına mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.