Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7861 E. 2011/2947 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7861
KARAR NO : 2011/2947
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, benzin istasyonu işletmek üzere davalı ile 30.4.1977 tarihinde adi ortaklık kurduklarını, başlangıçta iyi bir şekilde çalışan benzinliğin davalının kusurlu eylem ve davranışları ile 1990 yılında atıl duruma geldiğini, davalının kısa bir süre önce benzinlik binasınıda yıktığını, benzinlik işletme ortaklığının tasfiyesi ile davalı adına olan işletme ruhsatının iptali için dava açtığını, davalının 1990 yılı ile dava tarihi arasında geçen 14 yıl süreye tekabül eden kar payını ödeme yükümlülüğünde olduğunu ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 200.000,00 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 11,48 TL asıl alacak ve 285,55 TL işlemiş faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı …’ın davalı … aleyhine, eldeki davadaki iddialara benzer iddialarda bulunarak benzinlik işletme ortaklığının tasfiyesi ile 2010/7861 2011/2947
davalı adına olan benzinlik işletme ruhsatının iptalini istediği incelenen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/235 Esas sayılı dava dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Başlangıçta eldeki dava dosyası ile az yukarıda bahsi geçen dosyanın birleştirilmesine karar verilmiş ve ancak son duruşmada 2003/235 Esas sayılı dosyanın tefrikine karar verilerek temyize konu edilen hüküm verilmiştir. HUMK’nun 45/1. maddesinde, “aynı mahkemede görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir.” hükmü mevcut olup, aynı maddenin son fıkrasında ise davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantının varsayılacağı hükme bağlanmıştır. Eldeki davaya konu olay ile … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/235 Esas sayılı davasındaki olaylar ve talepler birlikte değerlendirildiğinde davaların her ikisininde aynı sebeplerden doğduğu ve bir dava da verilecek hükmün diğerinide etkileyecek nitelikte olduğu ve bu itibarla aralarında irtibat bulunduğu anlaşılmakta olup, her iki dosya açısından da yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için iki dava dosyasının birleştirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek her iki dava dosyasının birleştirilerek yargılamaya devam edilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.