YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13546
KARAR NO : 2012/16464
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … eczanesinin sahibi olduğunu, davalı tarafından reçeteye konu ilaçların hasta ve yakınına teslim edilmediği gerekçesiyle cezai işlem uygulandığını, sözleşme gereği ilacı alan kişiye kimlik sorma yetki ve yükümlülüklerinin olmadığını belirterek hakkında uygulanan işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı tarafından kuruma fatura edilen glivec isimli kanser ilacının yeraldığı reçete ve raporların sahte olduğunu, ilacın teslimine ilişkin bilgilerin hayali kişilere ait olduğunu, reçete teslim eden kişilerin kimliklerinin eczacı tarafından kontrol edilmediği, dava konusu reçetenin dolandırıcı kişiye verilmesine rağmen … isimli kişinin isminin yazıldığı, bu şekilde kimlik sorulmaması nedeniyle başka eczanelerden de aynı şekilde ilaçlar alındığını, en son bir eczacının kimlik sorması üzerine olayın ortaya çıkarıldığını, davacı hakkında yapılan ceza işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hakkında, davalı kuruma fatura edilen 15.10.2010 tarihli reçetenin arkasındaki imzanın hasta ve yakınına teslim edilmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle sözleşmenin 6.3.3. maddesine göre sözleşmede kararlaştırılan cezai şart uygulanmıştır. Dava konusu reçetenin arkasında ilacın teslim edildiği kişi olarak hastanın kendisine teslim edildiğini belirten şekilde teslimata ilişkin imzanın olduğu, ayrıca ilacın ilaç kullanım raporu ile kuruma fatura edilebilen ilaç olması nedeniyle reçete ile birlikte davacı eczacıya ibraz edilen ilaç kullanım rapor fotokopisine davacı tarafından aslının görüldüğünü belirtir “ aslı gibidir” kaşesinin vurularak imzalandığı anlaşılmaktadır.
… 2. Ağır Ceza mahkemesinin 2011/80 esas sayılı dosyası kapsamında evrakta sahtekarlık ve dolandırıcılık suçlarına konu yapılan yargılamada dava dışı Uğur Bayraktar ve Gürdal Koca isimli
2012/13546-16464
kişiler tarafından sahte reçetelerle, yine sahte fotokopi ilaç kullanım raporları kullanılarak davacının içinde yer aldığı muhtelif eczanelerden ilaçlar aldıkları, ilaç kullanım raporlarının doktor imzalarının bulunduğu kısım aynı kalmak üzere üst kısımdaki isim sütunlarının fotokopi makinesinde değişik isimler yazılarak birden fazla ilaç kullanım rapor fotokopileri elde edilmek suretiyle bu fotokopi ilaç kullanım raporları ile eczanelerden ilaç temin ettikleri, olayın en son bir eczacı tarafından ilaç almak isteyen şahıstan kimlik sorması üzerine ortaya çıktığı tespit edilerek bu kişiler hakkında yapılan yargılama sonucu mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3.3. maddesinde;” eczanenin kuruma fatura ettiği reçetelerden bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine yada yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçları teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacı tarafından, davalı kuruma fatura edilen reçete ekinde yer alan ilaç kullanım raporunun aslı bulunmadığı ve sahte olduğu halde davacı tarafından rapor üzerine davalı … yanıltacak şekilde aslının davacı eczacı tarafından görüldüğüne dair “ aslı gibidir” şerhinin verildiği, ayrıca dolandırıcılık suçundan mahkum olan Uğur Bayraktar isimli kişinin ceza dosyası kapsamı itibariyle ilacı teslim alan ve ilacın teslimine ilişkin imzayı atan kişi olduğu sabit olmasına rağmen sahte raporda ismi yeralan Süleyman Demir isimli kişiye teslim edilmiş gibi imzanın alındığı, bu şahıstan kimlik sorulmasa dahi Uğur Bayraktar isimli kişinin 24-25 yaşlarında olduğu, sahte rapordaki Süleyman Demir isimli kişinin raporda yer alan yaş sütunu itibariyle yaşının 70 yaş ve civarında olduğu dikkate alındığında davacı eczacının ilaç teslim ettiği kişinin gerçek hasta olmadığını tespit imkanı mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Somut olaya ilişkin yukarıda açıklanan aşamalar dikkate alındığında davacının sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği ve sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davalı tarafından uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 25.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.