YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15513
KARAR NO : 2012/17277
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı Banka vekili, davalının kredi kartı üyelik sözleşmesinden doğan borcu ödemediğini, borcun rehabilitasyon kredi ile takside bağlandığını, davalı borçlunun bu taksitleri de zamanında ödemediğini, yürütülen takibe de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı, usule uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevp vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
l)Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, takibe konu alacak iddiası doğrudan kredi kartından doğan borç mahiyetinde olmayıp davacı banka tarafından davalı borçlunun kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle davalıya kredi kullandırıldığı, bu kredi ile borcun taksitler halinde ödenmesinin sağlandığı, takibin, bu taksitlerin vaktinde ödenmemesi nedeniyle başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/2. maddesi “Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart Hamilleri aleyhine açılan davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü tatbik edilemeyecektir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı TKHK’nun 10. maddesinde tanımlanan Tüketici Kredisi Sözleşmesi olduğu açıktır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketici Kredisi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldıgına göre davaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken görevsiz mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2)Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci behtte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.