YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11424
KARAR NO : 2011/1363
KARAR TARİHİ : 01.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirketten 23.05.2006 tarihinde taksitle 1.250.00.TL bedelle vitrin gümüşlük Tv ünitesi, 380.00.TL bedelle Tv sehpası ve 360.00.TL bedelle de perde mekanizması aldığını, karşılığında bono verdiğini, aldığı bu ürünlerin ayıplı çıktığını bunun üzerine 05.02.2008 tarihinde Tüketici Hakem Heyetine başvuru yaptığını, Hakem Heyetince ödeme yönünden sorun olduğu ve bu durumun hakem heyetince çözülemeyeceği gerekçesi ile talebinin reddedildiğini bunun üzerine Hakem Heyeti kararının iptali için dava açtığını ve Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bu ürünlerin hatalı olduğu tespit edilerek hakem heyeti kararının iptaline karar verildiğini ve verilen bu kararın kesinleştiğini ancak bu sırada davalının ürünler için verdiği bonoyu icra takibine koyarak ayıplı ürün bedellerini kendisinden tahsil ettiğini belirterek ayıplı olan ve davalıya iade edilmesi gereken ürünlerin bedellerinin kendisinden haksız olarak icra yolu ile tahsil edilmesi nedeniyle ayıplı ürünler için ödemek zorunda kaldığı 1.990.00.TL’ nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 2008/216 Esas ve 2009/649 Karar sayılı karar ile …Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 12.02.2008 tarih ve 2008/6 sayılı kararının iptaline karar verildiği, verilen kararın 17.05.2010 tarihinde kesinleştiği bu durum karşısında davacının davasının konusuz kaldığı” gerekçesi ile konusu olmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, 11.06.2010 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olması nedeniyle davacının temyiz talebinin reddine karar vermiş olup, davacı bu kararı da süresinde temyiz etmiştir. Davacının, davaya konu yaptığı ayıplı malların bedeli olan 1.990.00.TL’ nın iadesini talep ettiği buna göre uyuşmazlığın karar tarihi itibariyle miktar yönünden kesinlik sınırının üzerinde olması ve verilen red kararının da kesin olarak verilebilecek kararlardan olmaması nedenleriyle Mahkemece verilen temyiz talebinin reddi kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Davacı, 05.02.20008 tarihli dilekçe ile Hakem Heyeti Başkanlığı’ na yaptığı başvuru sonucunda Mustafakemalpaşa Tüketici Sorunları Hakem Heyetine Başkanlığı’ nın 12.02.2008 tarih ve 2008/6 sayılı Kararı ile ve “alışverişin normal seyrinde olduğu, firma ile tüketici arasında ürünlerden kaynaklanan bir anlaşmazlığın olmadığı sadece ödemeler ve taksitler konusunda anlaşmazlığın bulunduğu bununda hakem heyeti tarafından çözülemeyeceği” gerekçesi ile tüketicinin talebinin reddine karar verilmesi üzerine bu kez bu kararın iptali için 20.02.2008 tarihinde dava açtığı ve yapılan yargılama sonucunda Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi’ nin 20.11.2009 tarih ve 2008/216 Esas 2009/649 Karar sayılı kararı ile ve “davaya konu ürünlerin ayıplı olduğu ve arızalarının bulunduğu hususu gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporları ile de sabit olduğu” gerekçesi ile davanın kabulü ile …Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 12.02.2008 tarih ve 2008/6 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak mahkemece verilen bu karar sadece tüketici hakem heyetinin davacının talebini esastan incelemekle görevli olmasına rağmen görevli olmadığı yönünde hatalı karar verildiğini belirtmekten ileri gidememiş, ayıplı ürünlerin davalıya iadesini ve davacıya da ödediği bedelin geri ödenmesini sağlamaya elverişli hüküm kurulmadığından uyuşmazlığı kesin olarak çözümleyememiştir. Davacı zararının giderilmesi amacıyla ayıplı olan mallar için ödemek zorunda kaldığı 1.990.00.TL’ nın davalıdan tahsili talebiyle bu davayı açmıştır. Buna göre mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde konusu kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.