Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10421 E. 2012/43595 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10421
KARAR NO : 2012/43595
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu Malına Zarar Verme, Kasten Yaralama, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet Etme
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Şikayetçi sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, trafik meselesi yüzünden çıkan münakaşada, sallama olarak tabir edilen demir aletle belediye otobüsünün camına vurarak kırdığı sabit olmakla kamu malına zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, şikayetçi sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Şikayetçi sanık … hakkında kasten yaralama ve 6136 sayılı yasaya muhalefet etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ve katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
A)Katılan sanık … hakkındaki beraat hükmü yönünden;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçi sanık …’ın, 5271 sayılı CMK’nın 260/1.maddesi uyarınca hükmü temyize … bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tanıkların, sanıklar arasında arbede yaşandığını beyan etmeleri, sanık …’ın da savunmasında “birbirimize tutuştuk” şeklindeki ifadesi karşısında, trafik meselesi yüzünden çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü sabit olan olayda, şikayetçi sanık …’ın “saçlı deri occipitalde sefal hematom ve forontal sağda hafif ekimoz” oluşacak şekilde yaralandığı, iddia ve olaydan üç gün sonra alınan rapora istinaden düzenlenen 06.07.2010 tarihli ATK raporuyla sabit olduğu halde, sanık …’ın tamamlanmış sabit müessir fiil suçundan mahkumiyeti yerine, ATK raporuna neden itibar edilmediği de kararda açıklanıp tartışılmadan delil yetersizliğinden sanığın beraatine karar verilmesi,
B-Şikayetçi sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümleri yönünden;
6136 sayılı yasaya muhalefet suçunda, sallama olarak tabir edilen demir aletin, anılan yasaya göre yasak niteliğe haiz bıçak veya diğer aletlerden olup olmadığı hususunda ekspertiz raporu aldırılmadan ve suça konu alet getirtilip incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve gerekçeli kararda yasak niteliğe haiz olup olmadığını tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün “Suçun niteliği, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasının bulunmaması ve sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat” nedeniyle ertelenmesine karar verilmesine rağmen, 6136 sayılı yasaya muhalefet etme ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin, “sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, duruşmadaki tutum ve davranışı, suçun işlenişindeki özellikler, cezanın etkili ve caydırıcılık yaptırımına nazaran ileride suç işlemeyeceğine dair kanaata varılmadığı” şeklinde eksik ve çelişkili gerekçeyle açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.