Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13766 E. 2012/38283 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13766
KARAR NO : 2012/38283
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I)Şikayetçi …’e karşı dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesine göre hesaplanan beş yıllık aslî dava zamanaşımının; mahkumiyet kararının verildiği 23.11.2006 tarihinden temyiz inceleme günü itabariyle gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki anılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II)Şikayetçi … ve …’na karşı dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Gerekçeli karar başlığında şikayetçi …’a karşı dolandırıcılık suçu için, 18.06.2006 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 18.06.2005 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi …’den temin ettiği oto ile şikayetçi …’na giden sanığın otonun kendisine ait olduğunu belirtip şikayetçideki oto ile takas etmek isteyip ondan üste para alıp şikayetçinin otosunu alıp gitmek ve aynı gün bu kez şikayetçi …’den hileli hareketlerle teslim aldığı oto ile şikayetçi …’ın yanına gidip, …’teki aracı denemek maksadıyla alıp …’e ait aracı orada bırakarak kaybolmak şeklindeki eylemlerinin şikayetçiler … ve …’e karşı dolandırıcılık suçlarını oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2 no’lu ana başlığının 3 ve 3.no’lu ana başlığının 3.paragraflarının hükümlerden çıkartılarak yerlerine, “sanığın, TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca; 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına”, yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.