YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7530
KARAR NO : 2012/12957
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı; Davalı kurum ile arasında düzenlenen 23.05.2006 imza ve 01.06.2006 yürürlük tarihli sözleşme ile 2 yıl süre ile davalının vekillik görevini yaptığını, davalı tarafından alınan 26.03.2008 gün ve 91 sayılı karara dayalı olarak 08.04.2008 tarihinde … 9. Noterliğinden müvekkiline gönderilen 08845 yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmesinin feshedildiğinin belirtilerek, tarafından takip edilen tüm dava ve icra dosyalarının iadesinin istendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinde “taraflardan biri haklı sebepler nedeniyle sözleşme süresi içinde 1 ay öncesinden haber vermek koşulu ile feshedebilir.” hükmünün bulunduğunu, ancak davalının ihtarnamede herhangi bir sebep ileri sürmediğini ve haklı bir sebep de göstermediğini, takip edilen tüm dava ve icra takiplerinden bir kısmının sonuçlandığını, bir kısmının ise bitme aşamasına geldiğini, bizzat takip ettiği davalı kuruma ait dosyalarındaki yasal ve kanuni hakkı olan dava ve icra takip dosyalarından doğmuş ve doğacak, vekalet ücretlerinin tamamının ödenmesi için … 15. Noterliği’nin 04.06.2008 gün ve 13551 sayılı ihtarnamesini davalıya gönderdiğini, tarafından takip edilen listede belirttiği dosyaları davalı bünyesinde çalıştığı sürede takip ettiği dava ve icra dosyalarından kaynaklanan ve karşı tarafa yükletilen vekalet ücretleri olan 20.000,00 TL’nin, sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.04.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de; 1. 2012/7530-12957
İdare Mahkemesi’nin 2007/1326 E., 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/45 E., 3. Fikri Sinai Haklar Mahkemesi’nin 2007/10 E., 26. İcra Müdürlüğü’nün 2006/16087, 2006/6533, 2006/6523, 206/6548, 2006/6529, 2006/6530, 2006/6532, 2006/6551, 2006/6553 ve 2006/6549 sayılı dosyalarındaki taleplerini atiye bıraktıklarını, takip edilen diğer dava ve icra dosyalarındaki vekalet ücretlerini ise 210.073,87 TL’ye çıkarttıklarını bildirmiştir.
Davalı; Taraflar arasında yapılan sözleşmenin danışmanlık sözleşmesi olup süreli olduğunu, süre bitiminde danışmanlık sözleşmesinin uzatılmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi akdin feshinin söz konusu olmadığını, danışmanlık sözleşmesinde davacının hizmet bedeli olarak belirli bir ücret aldığını, sözleşmede de davacı tarafa ayrıca vekalet ücreti ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının takip ettiğini iddia ettiği davaların tümünün kurumdaki diğer avukatlarla birlikte takip edildiğini, davacı tarafından tek başına yürütülmediğini, kurumun 38.06.1969 tarihli Avukatlık Ücreti Tevzii Yönetmeliği ve 1389 sayılı Kanuna göre vekalet ücretinin nasıl dağıtılacağının belirtildiğini, bu nedenle, davacı tarafından tüm vekalet ücretlerinin istenmesinin yerinde olmadığını, tüm dosyaların başka avukatlar tarafından da takip edildiğini, davacının tek başına ücret almasının söz konusu olmadığını ve kurum kayıtlarında davacının bir alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 208.527,96 TL avukatlık ücreti alacağının 20.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 07.07.2008 tarihinden, 188.527,96 TL’sinin ıslah tarihi olan 30.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile , davalı kurum vekili sıfatıyla yürüttüğü dava ve takipler nedeni ile hak ettiğini iddia ettiği karşı vekalet ücretlerinin tahsilini istemiş, davalı ise karşı vekalet ücretlerinin henüz tahsil edilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmüne göre, karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti avukata ait olup davacı, karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Karşı tarafa tahmil edilecek vekalet ücretinin miktarı, dava ve icra takibinin sonuçlanması ile belli olur. Vekil edenin avukatına ödeme borcu da, bunun karşı taraftan tahsil edildiği anda doğar. Henüz karşı taraftan vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş olan müvekkilden, avukat bu ücret 2012/7530-12957
alacağını isteyemez. Açıklanan hususlar nazara alınarak davacı avukatın sözleşmesinin feshedildiği tarih itibariyle tahsil edilmiş bulunan karşı vekalet ücretleri ile sınırlı olmak üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, BOZMAYI gerektirir.
2-Davalı kurum cevap dilekçesinde “davacının takip ettiğini iddia ettiği davaların ve icra takiplerinin tümünün kurumdaki diğer avukatlarla birlikte takip edildiğini, davacı tarafından tek başına yürütülmediğini, kurumun 38.06.1969 tarihli Avukatlık Ücreti Tevzii Yönetmeliği ve 1389 sayılı Kanuna göre vekalet ücretinin nasıl dağıtılacağının belirtildiğini, bu nedenle, davacı tarafından tüm vekalet ücretlerinin istenmesinin yerinde olmadığını” belirterek davanın reddini dilemiş ise de mahkemece “taraflar asındaki sözleşmede bu yönde hüküm olmadığı için savunmaya itibar edilemeyeceği” noktasındaki görüşü savunan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde bu noktada bir belirleme yok ise de, sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih ile feshedildiği tarih aralığında bu yönde bir uygulama olup olmadığı da araştırılmamıştır. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlük tarihi ile fesih tarihi arasındaki sürede davalının savunmasında belirttiği üzere, davalı kurum bünyesinde görev yapan avukatlar arasında ücret tevzii yapılıp yapılmadığı, davacının da bu sistemden faydalanıp faydalanmadığı noktasında inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre ve yukarıdaki 1 no’lu bent ışığında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır, BOZMA nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 no’lu bentte açıklanan nedenler ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.