Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/639 E. 2011/3104 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/639
KARAR NO : 2011/3104
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı, davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri …’nun kiracısı olan davalı … ile diğer davalıların murisi … ‘ın işbirliği yaparak hile ve desise ile imzalattıkları senedi doldurarak muris aleyhine icra takibine geçildiğini, açılan menfi tesbit davasının kabul edilip kesinleştiğini, icra takibinin durdurulması için banka teminat mektubu verdiklerini yine ihtiyati tedbir kararı gereğince de ayrıca banka teminat mektubu verdiklerini, dava sonunda bunların kendilerine iade edildiğini ancak iade tarihine kadar zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak, iade tarihine kadar uğradıkları gelir kayıpları ile diğer zararları toplamı 300.000 TL.nin 15.6.2007 tarihinden avans faizi ile davalılardan müteselsilen ödetilmesini istemiştir.
Davalılar munzam zarar koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 124.905,51 Tl.nin davalılardan müteselsilen tahsiline, her iki teminat mektubu karşılığında komisyon ve BSMV kesintisi nedeni ile oluşan asıl alacak 4.423,65 TL.na dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011639-3104
2-Dava, munzam zarar istemine ilişkindir. Yasa koyucu, bu şekilde oluşan zararın kural olarak temerrüt faiziyle karşılanacağını varsaymıştır. Ne var ki, alacaklının bu yüzden uğradığı zararın her zaman temerrüt faiziyle karşılanamayacağı düşünülerek Borçlar Kanunun l05. maddesinin birinci fıkrası ile “alacaklının duçar olduğu zarar, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile mükelleftir” hükmü getirilmiştir. Bu hükme göre alacaklı faizi aşan zararını isteme hakkına sahiptir. Esasen, bir tür tazminat alacağı olan munzam zarar yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi ödeme yükümlülüğünden farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan ve asıl borcun ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız, yeni bir borçtur. Asıl borcun hukuki nedeni kural olarak haksız eylem, nedensiz zenginleşme veya sözleşme olduğu halde, bu borcun hukuki nedeni asıl alacağın temerrüde uğraması, diğer anlatımla borcun ödenmemesi veya zamanında ödenmemesi gibi bir hukuka aykırılıktır. O nedenle, bu hukuki niteliği ve karakteri itibariyle asıl alacak ve faizleri yönüyle icra takibinde bulunulması veya dava açılmasıyla sona ermez. Dolayısıyla, munzam zarara dayalı talep hakkı, esas itibariyle bir alacak hakkıdır. Hukuka aykırılık, bir haksız eylem olduğundan ve haksız eylemlerde ayrıca ihtara gerek kalmaksızın, tazminat alacağı muaccel hale geldiğinden, davacı istemi gözetilerek belirlenen munzam zarar alacağının tamamı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, sadece masraf kalemleri üzerinden faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalıların tüm davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz edilen kararın “hüküm” başlıklı bölümünün (1) nolu bendindeki ikinci paragrafındaki “4.024,04 TL. Tutarındaki asıl” ibarelerinin silinerek yerine “alacağın tamamına” ibarelerin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle ONANMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının davacılara iadesine, 9.204.00 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, 3.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.