YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13189
KARAR NO : 2012/20015
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
… ile 1-… 2-… 3-… 4-… 5-… aralarındaki dava hakkında İzmir 5.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.7.2011 gün ve 570-290 sayılı hükmün Dairemizin 21.3.2012 tarih ve 2012/1343-7379 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar … ve … avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı …’ten satın aldığı dairenin yapı ruhsat ve yapı kullanma belgelerinin yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiğini ve yıkım kararı verildiğini, davalı …’in kendisine ayıplı mal satmasından dolayı, davalılar ………’in yönetmeliğe aykırı imar durum belgesi hazırlamak ve onaylamaktan dolayı, davalı belediyenin ise çalışanlarının kusurlarından dolayı zararlarından sorumlu olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 150.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, haksız fiilden kaynaklanan davada zarar şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dairemizce;1-Davaya konu olayda, davalı …’nın görevli personelinin hizmet kusuru nedeniyle davacıyı zarara uğratmaları söz konusudur. Buna göre, davalı … yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle yargı yolu yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.2-Anayasanın 36. maddesi ve Devlet Memurları Kanununun 13. maddesi gereğince kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açılması gerekmektedir. Mahkemece davalılar …, …, … hakkındaki davanın bu gerekçe ile reddi
Gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.3-Davaya konu dairenin bulunduğu binaya ait yıkım kararı kesinleştiğinden zarar şartı gerçekleşmiştir. Bu nedenle davanın esasına girilip sonucuna göre karar vermesi gerekirken, mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, davalı …’nın hakkındaki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozulmasına karar verilmiş,davalılar bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı … davacıya yaptığı binadan konut sattığı ancak binanın yapı kullanım ruhsatının belediyece iptal edildiği anlaşılmakla satıcı …) ile alıcı …) arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece İzmir’de ayrı bir tüketici mahkemesi de bulunduğu dikkate alınarak Davacı ile davalı … arasındaki dava yönündende görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı 2012/13189-20015
olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulması gerekirken farklı gerekçe ile bozulduğu yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından Dairemizin 21.3.2012 gün ve 2012/1343 -7379 sayılı bozma kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 21.3.2012 günlü Dairemizin 2012/1343-7379 sayılı ilamın kaldırılmasına hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 43,90 TL peşin alınan harcın istek halinde davalılar … ve … Belediye Başkanlığına iadesine, 17.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.