Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12116 E. 2012/13884 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12116
KARAR NO : 2012/13884
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüe, kısmenreddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ve avukat … geldi, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, umumi mağazacılık faaliyeti yaptığını, bu bağlamda davalıdan aldığı çeltik karşılığı makbuz senetleri düzenleyip davalıya verdiğini, ancak makbuz senedine konu çeltiği kendi deposu yerine, davalıya ait depoda; çeltikle kira ve bakım sözleşmesi ile, çeltikle makbuz senedi karşılığı kredi kullanım şartlarını düzenleyen sözleşme hükümleri gereği muhafaza ettiğini, davalının makbuz senetlerini teminat göstererek bankadan kredi kullandığını, kredi borcunu ödemediğini, makbuz senetleri karşılığı olan çeltiklerin bedelini makbuz senetlerini ibraz edene ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, davalıya sözleşme gereği teslim edilen ve makbuz senetlerinde belirtilen çeltiklerin yapılan kontrollerde davalı deposunda olmadığının anlaşıldığını bu hususun tutanakla saptanıp ilgili hakkında ceza davası açıldığını belirterek, davalı deposunda bulunması gereken ancak bulunmayan 1965 ton çeltiğin rayiç değeri olan 2.625.750 TL’nin, zararın vuku bulduğu tarihten itibaren sözleşmede kararlaştırılan %27 oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “dava tarihi itibariyle rücü koşulları oluşmadığı” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen ilk hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce, “davalının, taraflar arasındaki çeltik kira ve saklama sözleşmeleri gereğince kendisine teslim edilen ancak davacıya iadesi mümkün olmayan çeltik bedelleri nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu, bu nedenle somut olayda uygulama olanağı bulunmayan kefalet hükümlerine dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, ancak “davacının zararının, emanet makbuzları toplam bedeli kadar değil, emanet makbuzlarına istinaden davalı tarafça çekilen krediye bağlı olarak ödenen miktar kadar olduğu” kabul edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.421.872,85 TL’nin, ödemelerin son yapıldığı tarih olan 7.8.2009 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %27 oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemize ait bozma ilamında da belirtildiği gibi davalı, taraflar arasındaki çeltik kira ve saklama sözleşmeleri gereğince kendisine teslim edilen ancak iadesi mümkün olmayan çeltik bedelleri nedeniyle davacıya karşı sorumlu olup, mahkemece bozmaya uyulmakla, 1965 ton çeltiğin dava tarihindeki rayiç bedeline hükmedilmesi gerekirken, bozmaya uyulmuş olmasına rağmen, oluşan usulü müktesep hakka aykırı olarak, davalı tarafından çekilen krediye bağlı olarak ödenen miktar üzerinden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 21.115.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.