Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17795 E. 2011/13932 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17795
KARAR NO : 2011/13932
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden davanın kabulüne diğer davalı hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti kararlaştırılan duruşma gününde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … müteahhit olarak arsa sahibi olan diğer davalı … ile 20.10.1998 tarihinde yapılan gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bina yapmayı kararlaştırdıklarını, 25.08.1999 tarihinde noterde düzenlenen gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı müteahhit …’ dan, müteahhidin hissesine düşecek olan bodrum kattaki 2 daire ve 38/231 hisse arsa payını 200.00.TL bedelle satın aldığını ancak sonradan davalılar arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle binanın bitirilemediğini ve satın aldığı dairelerin teslim edilemediğini belirterek bu daireler yönünden tapu paylarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden, açılan davanın 129.922.00.TL üzerinden 6.000.00.TL’ nın 25.12.2006 tarihinden, 123.922.TL’ nın 08.05.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı …’ dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’ ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, tapu paylarının iptali ve adına tescili istemiyle eldeki davayı Sulh Hukuk Mahkemesine açmış, … 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 28.12.2004 tarih ve 2003/654 Esas 2004/467 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’ nin 12.07.2005 tarih ve 2005/6282 Esas 2005/7165 Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu 2010/17795 2011/13932
Gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine aynı mahkemece bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiştir. Davanın görevli Tüketici mahkemesinde görülmesi sırasında davacı 25.12.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile arazinin dava dışı üçüncü bir şahsa satılması nedeniyle tapu iptalinin mümkün olmadığını belirterek müspet zararının tazmini yönünde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000.00.TL’ nın tahsili yönünde talebini ıslah etmiş, 08.05.2008 tarihli dilekçe ile daire başı 99.940.00.TL’ dan olmak üzere müddeabihin değerinin 199.880.TL’ ya çıkarılmasını talep etmiş ve son olarak 31.12.2009 tarihli dilekçe ile taşınmazların her birinin 08.05.2006 tarihindeki rayiç değerinin bilirkişi tarafından 129.922.TL olduğunun belirtildiğini bildirerek bu yönde ek dava açmak üzere süre verilmesini istemiştir. Mahkemece davacıya bu yönde süre verilmeden davalı … yönünden açılan davanın 129.922.00.TL üzerinden 6.000.00.TL’ nın 25.12.2006 tarihinden, 123.922.TL’ nın 08.05.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı …’ dan tahsiline karar verilmiştir.
Dava açılmasının sonuçlarından biri de, davacının dava açıldıktan sonra davasını genişletmesinin ve değiştirmesinin yasak olmasıdır. Usul hükümlerine göre davacı davalının rızası olmaksızın davasını genişletemez ve değiştiremez. Buna göre, davacı ancak davalının rızası veya ıslah yolu ile yargılamanın bitimine kadar davasını değiştirip genişletebilir. Yine usul yasamıza göre davacı bir davada ıslah hakkını ancak bir defa kullanabilir. Davacı, tapu iptal ve tescil talebini 25.12.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile müspet zararının tazmini ile şimdilik 6.000.00.TL’ nın tahsilini talep etmiştir. Bundan sonra davacının 08.05.2008 tarihli dilekçe ile daire başı 99.940.00.TL’ dan olmak üzere müddeabihin değerini 199.880.TL’ ya çıkarması ikinci kez ıslah niteliğindedir. Açıklanan nedenlerle iki kez ıslahın mümkün olmadığı mahkemece dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalı …’ ın diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.