Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8726 E. 2012/10334 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8726
KARAR NO : 2012/10334
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davalılardan …, …, muris … … ve muris … ‘ün 1129 ada 1 no’lu parselin malikleri olduğunu, diğer davalı … ve …’ın 1129 ada 2 no’lu parselin malikleri olduğunu, yüklenici … ile ayrı ayrı yapmış oldukları 30.05.1995 ve 21.06.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılan bağımsız bölümleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile yükleniciden satım ve teslim aldıklarını, bu bölümlerin davacılara ait olduğunun Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen 06.09.2007 tarihli, 2007/81 Esas, 2007/358 Karar sayılı hüküm ile tespit edildiğini, tescil istemlerinin Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14.07.2008 tarihli, 2008/1952 Esas, 2008/4762 Karar sayılı ilamında “davacılar ve müdahiller tarafından inşaat tamamlanıp yasal hale getirildiği ve iskan ruhsatı alındığı takdirde yeniden tescil davası açılabileceği” gerekçesiyle reddedildiğini, inşaat ruhsatının 24.03.2011 tarihinde davacılar tarafından alındığını, davalı … dışındaki tüm arsa maliklerinin kat mülkiyeti kurup davacıların tapularını vermeye hazır olduğunu beyan ederek kesinleşen tespit dosyasındaki arsa payları oranında davacılara ait olduğu belirlenen bağımsız bölümlerin davalılar adına 10.07.1995 tarihinde tevhiden oluşan paylı mülkiyet şeklinde arsa cinsi ile kayıtlı 20 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemiştir.
Dahili davalı yüklenici …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı paylı malik arsa sahibi … vekili, 06.09.2007 tarihli, 2007/81 Esas, 2007/358 Karar sayılı kesinleşen hükümde belirtilen yüklenicinin ödemesi gereken borçlarını ödemediğini, ödemesi halinde ifaya hazır olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı arsa sahipleri, davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde dava konusu bağımsız bölümlerin davacılar ve davalılar adına ayrı ayrı arsa payı oranında tescillerine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan … vekili temyiz etmiştir.
Belirtmek gerekir ki, arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici arsa sahibine karşı şahsi hak kazanır. Şahsi hak kazanan yüklenici bu hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi şahsi hakkını arsa sahibinin rızası gerekmeden yazılı olmak koşulu ile üçüncü bir kişiye de temlik edebilir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir. Bu açıklamalara göre davada dayanılan taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin aslında bir temlik işlemi olduğu anlaşılmaktadır.
Yine belirtilmelidir ki, temlik alanın (davacı üçüncü kişinin) ifa talebine muhatap olan borçlu (davalı arsa sahipleri) bu talebe hemen uymak zorunda değildir. Gerçekten, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 188/1. maddesi gereğince “borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, deviralana karşı da ileri sürebilir.” Bu hüküm uyarınca temliki öğrenen borçlu temlik işlemi olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür def’iler ileri sürebilecekse aynı def’iler yeni alacaklıya (temlik alan davacı üçüncü kişilere) karşı da ileri sürebilir.
Bu anlatılanlardan çıkan sonuca göre arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenicinin edimini eksik yerine getirdiği, inşaatın %99,5 oranında tamamlandığı, geriye kalan % 0,5 oranına tekabül eden, 06.09.2007 tarihli, 2007/81 Esas, 2007/358 Karar sayılı kesinleşen hükümde tespit edilip yüklenici …’den tahsili ile arsa sahibi …’a verilmesine hükmedilen “eksik işler tazminat bedeli ve inşaatın geç bitirilmesi nedeniyle kira bedelini” davacılardan talep yetkisi vardır. Davalı arsa sahibi … hükme bağlanmış olan alacağını yükleniciden tahsil edememiş ise bu alacağın yerine getirilmesini davacılardan isteyebilir. Bu durumda 6098 sayılı Borçlar Kanununun 97. maddesi gereğince davalı … lehine hükmen belirlenen alacağın parasal karşılığının depo ettirilmesi için davacılar vekiline süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.