Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18712 E. 2011/8896 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18712
KARAR NO : 2011/8896
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı şirket tarafından düzenlenen kampanya kapsamındaki çekilişe katılmak için davalı şirketin ürettiği üründen satın aldığını, ancak kampanya ve çekilişe katılmak için göndermesi gereken ve ürün poşetinde yazılı bulunan şifrenin satın aldığı üründe bulunmadığını (okunamadığını), davalı şirketin müracaatlarına duyarsız davrandığını, çekilişe katılma şansını yitirdiğini, hediyeyi kazanma ihtimalinin de kalmadığını, manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini ve kampanyanın tedbiren durdurulmasını istemiştir.
Davalı, kampanyayı kendi adlarına başka bir şirketin yürüttüğünü, şifrenin kampanyanın uygulanması açısından rolü bulunmadığını, çekilişin isme göre yapıldığını, davacıya müracaatı üzerine yeni şifre oluşturulduğunu ve hediye ürün gönderilmesine rağmen kabul edilmediğini, kötüniyetli olan davacının kendilerinden para talebinde bulunduğunu, manevi tazminat şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tüketicinin kandırıldığı hissine kapılması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı şirketin düzenlediği kampanyaya katılmak için öngörülen üründen satın aldığı ve ancak üründe şifrenin yazılı olmadığı ve davacının aldığı bu ürün vasıtasıyla kampanyaya iştirak edemediği tarafların ve mahkemenin kabulünde olup, çözümlenmesi gereken husus bu durumun manevi tazminatı gerektirip gerektirmediğidir. BK.nun 49.maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için, kusurlu ve hukuka aykırı eylem nedeniyle kişinin şahsiyet haklarının zarara uğraması zorunludur. BK.nun 49.maddesi uyarınca kişisel hakları halele uğrayan kimse manevi tazminat davası açabilir. Böyle bir kimseye bir miktar para ödenmesi onun ruhsal acılarını kısmen de olsa giderme amacını güder. Öte yandan kişisel hakları tecavüze uğrayan kimse, ancak yasanın gösterdiği hallerde manevi tazminat isteyebilir. Kişisel haklar, kişinin kişiliğine bağlı hakları olup, diğer bir deyişle kişisel varlığıdır. Kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların zarar görmesi gerekir. Kişisel hakkın zarar görmemesi halinde manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir.
Dava konusu olayda, davacının satın aldığı üründe kampanyaya katılması için gereken şifrenin bulunmadığı sabit olup, davalının davacıya hediye ürün gönderdiği ve buna rağmen davacının bunu kabul etmeyip 300.000 Euro para istediği de dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır. Dava konusu olay, dosya içinde bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının kişilik haklarının zarara uğradığından sözedilmesinin olanaklı olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29.70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.