Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16143 E. 2011/20598 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16143
KARAR NO : 2011/20598
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, …I. Etap D blok 37 numaralı bağımsız bölümde ikamet ettiklerini, 29.10.2005 tarihinde gece vaktinde evlerine girilerek hırsızlık yapıldığını, hırsızlık sonucu eşyalarının çalındığını, ayrıca hırsız tarafından bıçakla yatak odasına kadar girildiğini, kendilerinin uyanmaları sonucu hırsızın kaçtığını, bu nedenle psikolojik yıkıma uğradıklarını belirterek; 3.500 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, kendisinin site müdürü olduğunu davanın site yönetimine açılması gerektiğini, bu nedenle davanın husumetten reddini, davanın esasına ilişkin olarak sitenin geniş bir alana yerleşmiş olması nedeniyle emniyet zaafı oluştuğunu bunu önlemek için gereken tedbirin alındığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı… Korum.Güven.Hiz.Ltd.Şti davaya katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan
2011/16143-20598
taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacılar davalı şirketin kusurlu hizmet sunması nedeniyle uğradığı zarardan dolayı tazminat isteğinde bulunduğu ve böylece 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 108.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.