YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7989
KARAR NO : 2012/10495
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.11.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit … kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 37 ve 40 (ifraz ile 332 ve 333) parsel sayılı taşınmazlarının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek davalıya ait 36 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit … kurulmasını istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı taşınmazları yararına, 36 ve 325 parsel sayılı taşınmazlardan geçit … kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit … taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak … olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Ne var ki, eldeki davada kurulan geçit nedeniyle taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmaktadır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit … tesis edilmelidir.
Yararına geçit … istenilen taşınmazın genel yol ile bağlantısının bulunmadığı sabittir. Ancak mahkemece kurulan geçit 36 ve 325 parsel sayılı taşınmazların kullanım bütünlüğünü bozmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; mahallinde yeniden keşif yapılarak başkaca geçit alternatiflerini tespit etmek, alternatif geçit güzergahı tespit edilemezse ve şimdiki gibi geçit tesisinde zorunluluk varsa bunun nedenini kararın gerekçesinde açıklamak, bölünen parça maliki tarafından ekonomik olarak kullanılamayacak ise bölünen parça için de geçit bedeli hesaplatıp bunu da malikine ödenmek üzere depo ettirmek, uyuşmazlığın esasını bu şekilde hükme bağlamak olmalıdır.
Kararın, açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; üzerinden geçit kurulmasına karar verilen 36 parsel sayılı taşınmazın tam maliki olduğundan tüm geçit bedelinin sadece davalı …’a ödenmesine karar verilmesi gerekirken bedelin hisseleri oranında davalılar …, … ve …’ye ödenmesine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 19.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.