Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15575 E. 2011/11214 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15575
KARAR NO : 2011/11214
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 20.6.1994 tarihinde yaptığı sözleşme ile yapacağı inşaat için 20.000 metreküp kum ve çakıl alımı üzerine anlaştıklarını, aralarında yapılan yazılı protokole göre inşaata başladığında teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, inşaatın yapılacağı toplu konut bölgesindeki imar sorunları, tapu, inşaat izni alımı için kendisi dışında yaşanan hukuki ve bürokratik engeller nedeniyle inşaata başlamasının geciktiğini, 14.8.2008 tarihli noterden gönderilen ihtar ile satın alınan malın teslimi için süre verildiği halde davalının cevabi yazısında ediminin zamanaşımına uğradığını, kendisinin de kum ve çakıl ocağı işletme işini bıraktığı gerekçesi ile yerine getirilmeyeceğini bildirdiğini ileri sürerek, 100.000 TL alacağının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacağın zamanaşımına uğradığını, inşaata başlamak için makul sürenin aşıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alacağın zamanaşımına uğradığını,inşaata başlamak için makul sürenin geçtiğini,davacının inşaata geç başlamasından dolayı davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 20.6.1994 tarihli yazılı protokol ile davacının yapacağı inşaat için 20.000 metreküp kum ve çakılın toplam 1.800 YTL bedel karşılığı satın alınması ve kooperatifin inşaata başlamasıyla birlikte davalının düzenleyip vereceği fişler karşılığı peyderpey teslim alınmasının kararlaştırıldığı yazılı olup bu husus taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacı inşaatın yapılacağı bölgedeki kooperatifler arasındaki sorunlar, bölgenin imar planı konusunda belediyeler arasındaki ihtilaflar nedeniyle inşaata başlamasının geciktiğini, tapuyu 12.10.2009 tarihinde aldıklarını, inşaat iznini 16.10.2011 tarihinde davadan sonra alabildiklerini bildirerek davalıya tebliğ edilen 14.8.2008 tarihli noterden gönderilen ihtar ile teslimatın 15 gün içinde yapılmasını talep etmiştir.Davalı ise cevabi ihtarında ve davaya cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunarak 10 yıllık sürenin geçtiğini,makul sürenin de aşıldığını, ocak işletmeyi bıraktıklarını savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen protokolün 4/2.bendinde satın alınan malzemenin teslimi için davacının inşaata başlaması şartı getirilmiştir. Dosyaya ibraz edilen belgelerden davacının bölgedeki hukuki ve imar sorunları nedeniyle inşaata başlamasının geciktiği anlaşılmaktadır. Konuyla ilgili yasa metinlerinden Borçlar Kanununun 125.maddesinde “Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir.” 128.maddesinde ise ”Müruru zaman alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.” hükmünü içermektedir. Açıklanan bu madde içeriklerine göre taraflar arasındaki alacak davacının inşaata başlayıp teslimi talep etmesi ile muaccel olmuştur. Buna göre davacı tarafça davalıya tebliğ edilen 14.8.2008 tarihli ihtarla inşaata başlayacağı bu yüzden malın verilen sürede teslimi talep edildiğine göre dava konusu alacak bakımından ihtar ve dava tarihi itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 825.00 TLl duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.