Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/208 E. 2011/14016 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/208
KARAR NO : 2011/14016
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhitten kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapımını üstlendiği 3 parça taşınmazdaki 8 nolu daireyi 14.7.1998 tarihli sözleşme ile satın aldığını, satış bedelinin 4.110 TL.nı ödediğini, ancak inşaata başlanmadığını, ödediği paranın faiz gelirinden mahrum kaldığını ayrıca kira kaybı zararının doğduğunu ileri sürerek, sözleşmenin yerine getirilmemesinden doğan zararından fazla hakları saklı kalarak 5.000 TL.nin ödetilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş, savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece, 7.984 TL.nin, asıl alacak 6.988 TL.na dava tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, sözleşmesinin yerine getirilmemesinden doğan zararını eldeki dava ile talep etmiş ve dava dilekçesinde bu zararını, ödediği satış bedeli ve mahrum kaldığı faiz geliri ile kira kaybı zararı olarak açıklamıştır. Mahkemece davacı tarafından davalıya ödenen satış bedeli ile, bu bedelin ödenmesinin talep edildiği ihtarın davalıya tebliğ edildiği temerrüt tarihine kadar işlemiş faizi toplamı üzerinden dava kabul edilmiştir.
Tam iki yanlı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü durumunda, alacaklıya B.K.nun 106.maddesi ile seçimlik hak tanınmıştır. O nedenle davacı alıcı da, davalı satıcının
2011/208-14016
daire tesliminde temerrüdü nedeniyle B.K.nun 106. maddesindeki seçimlik haklardan birisini kullanabilir. B.K.106 maddesinde sözleşmelerde borçlunun direnmesi sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya 3 yetki tanınmıştır. Buna göre; davacı her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunabilir ya da derhal ifadan vazgeçip müsbet zararının tazminini isteyebilir veya ifadan vazgeçip akdi fesheder ve sözleşme dolayısıyla o zamana kadar yaptığı ödemeler ve masraflar yanında menfi zararını da isteyebilir. Davacının yukarıda belirtilen seçimlik haklarından hangisini talep ettiği mahkemece araştırılıp belirlenmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davacının seçimlik haklarından hangisini kullandığı sorularak, davacının satış sözleşmesinin feshini talep etmesi halinde, taraflar arasındaki gayrimenkul satışına ilişkin sözleşmenin davalı yüklenici durumunda bulunduğundan alacağın temliki hükümlerine göre geçerli olduğu ve davacının, ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle satışa konu taşınmazın rayiç değerini isteyebileceği gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.