YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10425
KARAR NO : 2012/12147
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.04.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 331 ada 19 parsel sayılı taşınmazı yararına, davalılara ait 20 ve 48 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 331 ada 19 parsel sayılı taşınmaz lehine, 18 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2-Davalı …’nın temyiz itirazlarına gelince;
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davalı … adına kayıtlı 331 ada 18 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün, davacıya ait 19 parsel sayılı taşınmazın kuzey doğusunda bulunan 13 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünden daha küçük olduğu görülmektedir. Bu durumda 331 ada 18 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulması fedakarlığın denkleştirilmesi prensibine uygun değildir. Davacıya ait 331 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yararına, 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinden, bu alternatifin uygun olmadığı belirlendiği takdirde 18 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinden geçit kurulup kurulmayacağı araştırılmalıdır.
Mahkemece açıklanan bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıran davalı …’ya iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.