Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/13219 E. 2012/14366 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13219
KARAR NO : 2012/14366
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 27.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Satış vaadine konu 245 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarda paylı malik olan … oğlu … …’ın mülkiyeti elbirliği mülkiyetine tabi olup … … mirasçılarının tamamı satış vaadinde bulunmadığından ve aynı zamanda davacı da elbirliği maliklerinden olmayıp üçüncü şahıs konumunda olduğundan davacı vekilinin bu parsellerle ilgili tescil talebinin reddine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Satış vaadine konu edilen 245 ada 3 parsel sayılı taşınmazda paylı malik durumunda olan … oğlu … mirasçıları satış vaadinde bulunmadıklarından, … kızı …’in mirasçılarının ise tamamı satış vaadinde bulunmadığından bu paylara yönelik olarak tescil talebinin reddi de yerindedir. Ancak, aynı taşınmazdaki … oğlu …’ın 2/40 paylı malik olduğu, bu payla ilgili olarak … mirasçılarının tamamının satış vaadinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 5578 sayılı Kanunla değişik 8. maddesi ile; Tarım arazileri, doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmış; belirlenen parsel büyüklüğünün mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamayacağı, tarım arazilerinin bu büyüklüklerin altında ifraz edilemeyeceği, bölünemeyeceği veya küçük parsellere ayrılamayacağı, kural olarak tarım arazilerinin, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalara bölünemeyeceği, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği veya rehnedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; “bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği” kuralına aykırılık bulunmadığından tapuda 245 ada 3 parsel numarası ile … oğlu … adına kayıtlı 2/40 payın yine bu taşınmazda paydaş olan davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 5578 sayılı Kanunla değişik 8. maddesi hükmüne aykırılık bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 12.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.