YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7756
KARAR NO : 2011/15990
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı, sahibi olduğu taşınmazda konut inşaatına başladığını, yapılan anlaşma gereğince Mart 2006 tarihinden itibaren davalının beton dökmeye başladığını, dökülen betonlardan alınan numunelerde yapılan testler sonucu standardın altında beton olduğunun anlaşıldığını, bu durumun gerek ihtarname ile gerekse sözlü olarak defalarca davalı şirkete bildirildiğini, ancak davalı şirketin mevcut inşaatın standarda uygun hale gelmesi için gerekli güçlendirme masraflarını ödemeye yanaşmadığını,inşaatın yaklaşık üç aydır durduğunu, inşaatın standartlara uygun hale gelmesi için güçlendirmeye ayrı bir proje gerektiğini, güçlendirme için 40.000TL’nin üzerinde bir masraf gerektiğini, gecikme nedeni ile de zarara uğradığını,ayrıca manevi zarara da uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000TL maddi, 10.000TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, aleyhine açılan davanın reddini dilemiş, karşı davasında,alınan hazır betonun bedeli olan toplam 7.009,62 TL borcun ödenmediğini ileri sürerek, 7.009,62 TL’nin faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla
2011/7756-15990
mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta,taraflar arasında davacı-karşı davalının konut inşaatında kullanacağı hazır betonun satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi,yoksa davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 120,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalı karşı davacı’dan iadesine, 391,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.