Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8678 E. 2012/10408 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8678
KARAR NO : 2012/10408
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 25.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili Beykoz İlçesi … Mah. 811 ada 4 parsel (eski 28 pafta, 184 ada, 7 parsel) sayılı taşınmazın 2981 sayılı yasa kapsamında Beykoz Belediyesi adına yapılan tescilin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı … Belediyesi 30.09.2010 havale tarihli davadan feragat edileceğine dair dilekçe ibraz etmiş ve HUMK’nun 95. maddesine göre feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, sonradan feragatten dönülmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizin 06.06.2011 tarihli ve 2011/5905 E. 2011/7304 K. sayılı Kararı ile “davacı vekilinin feragat beyanı hakkın özünden vazgeçme anlamında değildir, bu feragat, bir sulh sözleşmesi sebebiyle mahkemeye bildirilmiştir. Davacı bu davranışıyla, davadan feragat etmemiş, sadece davayı geri almıştır, bu sebeple de, geri alınan davanın ileride tekrar dava konusu yapılması olanaklıdır. O halde davacının, davadan vazgeçme değil davayı geri alma iradesi bulunduğundan, bu irade HUMK’nun 95. maddesi anlamında ‘davadan vazgeçme’ niteliğinde olmadığından, aynı yasanın 95. maddesi gereğince davanın reddini gerektirmez” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve yeniden yapılan yargılama sonucunda 30.09.2010 havale tarihli sulh protokolü nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür.
Mahkemece davanın geri alınması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekirken, hüküm sonucunda sulh sözleşmesine atıfta bulunulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacı ve davalı … Belediyesi vekillerinin ortak imzasının bulunduğu 30.09.2010 havale tarihli dilekçe ekindeki tarihsiz belgede verilecek mahkeme kararındaki vekâlet ücreti ile harçları davacı tarafın ödeyeceği hususu kararlaştırılmış olduğundan yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerekirken davacı lehine yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş ancak davalı belediyenin temyizi olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Bunların yanında diğer davalı Hazinenin 30.09.2010 havale tarihli dilekçe ekindeki tarihsiz belgede imzası bulunmadığından davalı Hazine yönünden yargılama giderleri ile ilgili olarak bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.